Delinin biri kuyuya bir taş atar 40 akıllı o taşı çıkaracam diye uğraşırmış.

Birileri gelmiş eskiden hayatımızda hiç olmayan adetleri sokmuşlar. Kapitalist sistemin uşakları mı yoksa teknolojiyle birlikte değişen nesiller mi istiyor bu yeni adetleri bilinmez. Ancak evlilik başlamadan aileleri çok ağır külfetlere sokuyor.
Önce evlilik teklifi...
Sürprizler, organizasyonlar, balonlar, lüks restoranlar, pahalı tektaş yüzükler vs. vs… 
Aslında bir çoğu romantik filmlerdeki ya da dizilerdekinin aynısıydı. Sonuçta böyle şeyler ÖMÜRDE BİR KERE ! yapılan şeylerdi.

Lüks bir restorandan rezervasyon yapılır. Tektaş yüzük alınır. Kıyafet ayakkabı vs… 
Yemekten sonra kızın beklediği şekilde diz üzerine çökülüp evlilik teklif edilir. Filmlerdeki, dizilerdeki gibi.Tabi bu gecenin maliyeti yaklaşık 3 Bin TL.
Konu haliyle kız isteme, nişan, düğün bölümüne gelmiştir. Ailemle birlikte gidilir. 
Kız istemeye giderken bir çiçek, bir çikolata devri maalesef kapanmıştır. Özel gümüş gondol içerisinde en kaliteli ve en pahalı çikolatalardan almak, en büyük çiçeği yaptırmak gerekiyordur…

Eee kız istenirken damat şık olması gerekiyor malum. Takım elbise, çiçek, çikolata derken 2 Bin lira da bu bölümde masraf edilir. 
Nişan günü belirlenir hazırlıklar başlar. Salon, kuaför, hediyeler, bohçalar, yüzükler, elbiseler, fotoğrafçı vs. Derken 10 Bin TL masraf edilir. Yakın akrabalar ve arkadaşlarıın katılımıyla güzel bir gece olur.

“Olsundu, Ömürde bir kere oluyordu sonuçta.”

Şimdi sıra kına ve düğündeydi. Mütevazı bir semtten evimizi tutulur. 
Damadın birikimimi de evlilik teklifi, nişan vs derken bitmiştir. Ailenin birikimi de ancak takılara yetecektir. Aileleri yormamak adına kredi çekmeye karar verilir
80 Bin TL kredi 
çekilir. Evlendikten sonra takılan takılarla bir kısmını kapatıp gerisini de taksitle ödenecektir.

Ev için alışverişe çıkılır. Mobilya, perde, beyaz eşyalar, halılar vs derken 40 Bin TL harcanır. “Olsundur. Ömürde bir kere oluyordursonuçta.”

Bu arada düğün salonunu bulunur, alyans, davetiyeler, nikah şekerleri, gelinlik, damatlık, düğün albümü çekimleri, saçı, makyajı, yakın akrabalara hediyeler, bahşişler, çiçekler vs derken elde kalan paranın 30 Binini de böyle harcanır.Düğünden sonra balayı tatili olmazsa olmazdır. İyi bir acenteden balayı için tatil satın alınır. 5 Binde orada gitmiştir

Düğünden bir gün önce kına gecesi vardır. Yine aynı prosedürler burada da işlenir. Salon, kıyafet vs. vs. 9 Bin TL maliyetle kına gecesi de yapılır.Düğün tamda istenilen gibi olur. Arkadaşlar ne yaptıysa aynısı yapılmıştır. Kimseden eksik kalınmamıştır çok şükür (!)

Düğün balayı tatili vs. bitti. Acı gerçeklerle yüzleşmeye başlanır. Toplamda 90 Binin üzerinde masraf yapılmıştır. 20 Binlik takı ve alınan hediyeler hariç!

Çekilen kredinin bir bölümünü takılarla kapatılır. Geri kalanını da taksitle 2 yıl ödenir. 
Çiftlerin çalışmasına rağmen birinin maaşı krediye gider. Diğerimizin maaşı da evin ihtiyaçları, kira vs derken ucu ucuna yetiyordur. Bazı aylar onu da yapılamaz. Bu maddi sıkıntılar yüzünden çiftler sürekli kavga eder, birbirlerinin kalbini kırarlar.

“Mutluluğumuz için her şeye değer” derken, meğerse mutsuz olmak için her şeyi yapmışız.
Sonradan düşündükçe anlıyor insan, evlilik teklifi için lüks restorant ve en gösterişlisinden tektaş yüzük olmasa olmaz mıydı acaba?

Kız isteme bölümünde en lüks çikolata ve çiçek yerine orta halli olsa olmaz mıydı? Ev için alınan misafir odası, misafir yemek takımı, misafir masası, en lüksünden beyaz eşyalar, bir koltuk fiyatına alınan o küçücük sehpalar olmasa olmaz mıydı?
Bir oturma gurubunda mutlu olmaz mıydı?

Kına gecesi öyle şaşalı değil de daha mütevazi yapılsa olmaz mıydı?Düğünümüzü daha uygun fiyatlı bir salonda yapılsa olmaz mıydı?

Olmazdı... O zaman sosyal medyada düğününün her detayını paylaşanlardan, arkadaşlardan Fatma Teyzenin kızının düğününden, İbrahim Amcagilin düğününden eksik kalınırdı!!! Nasılda ayıplarlardı , küçümserlerdi belki de!!!
Velhasıl
Mutlu olmak için ömrün ve evliliğin en güzel 2 yılını, 3 saatlik bir düğün için harcanmıştır.
Borç ne zaman bitecek belli değildir.
En güzel düğün bizimki olsun diye daha kaç yıl kavgalarla heba edileceği belli değildir. Belki de borç bitmeden sabır bitecek ve ayrılacaklardır...
Sen sen ol bekar kardeşim, yapma! 
Mutlu olmak için evlen, borç ödemek için değil. Ömrünün en güzel yıllarını bankalara ipotek etme. 
Asla faiz ile helal bir ev kurabileceginin yanılgısına kapılma. O evde asla huzur olmuyor.
Düğünde hediye ettiğin süslü ponponlu şekerlerin unutulur ama maddi sıkıntı durumunda eşine söylediğin en küçük söz yıllarca yara olarak kalır..."
#ALINTI

Görüntünün olası içeriği: iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol