Can Yücel anısına... Ankara Gazi Lisesi’nin o yıllarda iki parlak öğrencisi vardı; Can ve Gazi…

İkisinin de ideali Avrupa’da okumaktı. Bunun için de çok önceden para biriktirmeye başlamışlardı. Okulu bitirince, o yıllarda ismi Maarif Vekâleti olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Yurt Dışına Öğrenci Gönderme Programı” çerçevesinde başvurularını yaparak sınava girmişler ve her ikisi de kazanmışlardı. Devrin Maarif Vekili ise Hasan Ali Yücel’dir.

Can ile Gazi birlikte bakana giderler. Hasan Ali Yücel her ikisiyle de konuştuktan sonra Can’ı dışarı çıkarmış ve Gazi ile baş başa kalmıştır. Ona:

"Seni Avrupa’ya gönderiyorum ama Can’ı gönderemem. Çünkü o benim oğlum, onu gönderirsem iltimas yaptığım dedikodusu etrafa yayılır."

Bu konuşmanın ardından Gazi odadan çıkmış ve kapıda bekleyen arkadaşına durumu üzülerek anlatmıştır. Bunun üzerine Can da mademki öyle, o halde benim biriktirdiğim parayı da sana vereceğim demiştir.

Oğlunun geleceğinden önce ülkenin geleceğini düşünen bir bakan; Cumhuriyet tarihinde yeri dolmayan Hasan Ali Yücel…
Gazi yurt dışına gitmiş ve dünyanın sayılı beyin cerrahlarından Dr. Gazi Yaşargil olmuştur…

Can ise Türkiye’de Ankara Üniversitesinde eğitimi yapmış, ailesinin imkânlarıyla yurt dışına gitmiş, Cambridge Üniversitesinde Latince ve Yunanca okumuş, çeşitli elçiliklerle çevirmenlik, Londra BBC radyosunun Türkçe bölümünde spikerlik yapmıştır. Ünlü yazar, eleştirmen ve şair Can Yücel olmuştur...

Kısacası o dönemin insanlarını, özverilerini, memleket aşklarını ve yöneticilerin ibret alınacak iki gerçek öyküsü…

Fotoğraf: Hasan Ali Yücel ve oğlu Can Yücel.

banner47

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14