google-site-verification: google6827054ec461fa5a.html

Biz öğretmeniz.Çalışarak,severek, öğrencilerimizin sağlıklarından, mutluluklarından ve başarısından beslenerek huzur buluruz.Öğretmenlerin iç dünyasını tanımak ister misiniz?

Öğretmen haberleri ve gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Görevimizi eksiksiz yapmaya çalışsak da, yeni evlenmişiz.Aile bütünlüğü olması gerekir.Eşim Halk Eğitimde Usta Öğretici olmasına rağmen,sayın müdürün umurunda DEĞİL.Hep kitapları cephanelik sananlar yok bu ülkede.Levazım Albayı sayın Ali İhsan Demiryapan İl Milli Eğitim Müdürü olunca,esnaflıktan tanıdığımız müdür beyin kapısını çaldık ve Aşağı Sağmallıdan,Bostaniçi (Sıhke)beldesine aile bütünlüğü hükmüne göre atandık.
Ekip süperrrrrr.Faruk Taşdemir,eşi Saliha öğretmen,Emine,Aynur,Hülya,Nilüfer, Semra,Sündüz,Erdoğan,Hüseyin öğretmenlerim ile keyifli çalışmalar yapmaya başladık. Bu arada Faruk bey ve eşi Vankulu İlkokuluna atanınca,genç yaşta müdürlük görevi verilmesinin sorumluluğu ve artistliği ile çalışmalarımızı güzelleştirmeye başladık.
Evleri dolaşarak tüm öğrencilerin okula gelmesini sağladık.Okulda Folklör,Voleybol ekipleri kurup,çalışma gurupları oluşturduk.Köylü ve muhtar(Reşit Kaçmaz’a Allah Rahmet etsin.Çok kıymetli bir insandı.)ile birlikte samimi bir köprü kurmamız,bizlere huzurlu çalışma ortamları ve başarılı olmayı öğretti. Okulu,derslikleri,bahçesini güzelleştirmeye başlayınca milli eğitim, çevre Okullar ve vali beyin dikkatini çekmeye başladık. Öğretmenler ve müdür odası aynı zamanda mutfağımızdı.Sabah evden gelirken kahvaltımızla birlikte,okulda kömür bitince soğuk havalarda da evlerimizden kömür getiriyorduk.65 AH 235 Beyaz Murat 124 ile bedava nakliye hizmetleri Bahri’den.Görevlerimizi eksiksiz yaparken,samimi bir kardeşlik bağlarımız oluşmuştu.(Çoğumuz okul Veya mahalle arkadaşıydık).Sabah 08.00-gece 22.00 saatlerinde çalışmaktan keyif alıyorduk. Okuma yazma kurslarımıza katılım rekor düzeydeydi.Kadın kursiyerlere altı, erkeklere bir şube açmıştık.Okul gece panayır alanına dönüyor,Mustafa Kaptan (eş durumundan)fotoğraf çekerek okula para kazandırıyordu.Milli Bayramları büyük bir coşkuyla kutluyor,öğretmen ve öğrencilerimiz harikalar yaratıyor,okul ile veliler aile gibi olmuştuk.Hemen hemen öğle yemeklerinin çoğu komşu teyzeler tarafından gönderiliyordu.Buradan tüm komşularıma saygılarımı iletiyor,Cevahir teyzenin ellerinden öpüyorum.Meyveler çok lezzetli ve kırmızı olmaya başlayınca taş atanlar çoğalır maşallah.İlköğretim müdürlüğüne uğrayıp evrakları aldıktan sonra nezaketen müdür beye uğradığımda,müdür bey nazik bir şekilde(bu arada Ferit Taş hocama saygılarımı sunuyorum)“seni Vali beye şikayet etmişler ve vali okula gitmiş” deyince çok rahatsız olmadım.Çünkü Vali Behçet Eren çok mert ve yiğit adamdı.Ben yiğitlerden hiç rahatsız olmam.Fakir Baykurt’un annesinin “ikinci çayı getirin” sözü aklıma geldi ve hemen okula gittim. Vali bey sabah 08.00’de okula gelmiş, kadın öğretmenlerin sobaları yaktığını görmüş ve benim yanına gitmemi istemiş. Hemen gittim,özel kalem Zeki abi içeri aldı ve vali bey başını kaldırıp sert babacan bakışlarıyla bana “Hoşgeldin.Sen ve öğretmenlerin okula geç gidiyormuşsunuz diye şikayet ediliyorsunuz.Ben geldim gördüm,okulunu öğretmenlerini, öğrencilerini çok sevdim. Öğrenciler pırıl pırıl ve okul tertemiz.Tebrik ediyorum.Bir şey lazım olursa bana gel.” demesiyle, ihtiyaçları sıraladım.Hemen telefonu aldı, Van ve Yöresi Kalkınma Vakfı Başkanı Ahmet hocamı aradı.Müsaadeyle oradan hızla ve heyecanla Vakfa gittim. Okulun tüm ihtiyaçları karşılandı.Okulun duvarlarına yazılar yazdık,boyadık, güzelleştirdik ve sayın valimizi Sıhke kahvaltısına çağırdık.Lavaş,otlu peynir, tereyağı,cacık ve murtuğayı çok sevmişti. Belirtmeden geçemem; öğretmen arkadaşlarım hem çalışkan,hem çok temiz,hemde çok kıymetliydiler.Bu arada tüm arkadaşlarıma ve kurs öğretmeni Sevgi Kaçmaz’a teşekkür ediyorum.
Sağolsunlar çalışmalarımızı yakından gören müfettişler denetimlerinde yüksek puan vererek,raporlarına “çevrenin örnek okulu” yazarlardı.O zamanki müfettişler verilen görevleri  değil, adaletli görev yaparlardı,
İşte müdür,öğretmenler odası ve mutfak olarak kullanılan odada bir gün limonlu çay içerken,bir baktım dolmuş taksiden müfettişler indi.”Arkadaşlar müfettişler” dememle,herkes elindeki limonlu çayını sobanın üzerindeki demliğe boşaltarak sınıflarına koştular.Allah işini rast getirsin müfettiş Hüseyin Hüsnü Eser ve arkadaşı oturur oturmaz üşüdüklerini belirterek çay istediler.Yeni demleyeyim dememe rağmen “hazır çayınız var,doldur içelim” deyince bende mertlik ederek çayları doldurdum.Birlikte çaylarımızı yudumlarken müfettiş bey “Bahri bey bu çay çok güzel,ne hoş kokuyor,kaçak çay mı?” deyince “hayır hocam biz kaçak çay kullanmayız,çayı demledikten sonra içine limon atarız ki hoş koksun.” Teşekkür ettiler,sınıflara girdiler. Rehberlik yaptılar ve ayrıldılar.Bir süre sonra olayı kendilerine anlattığımda,uzun süre konuşulmuş ve gülünmüştü.Biz hala konuşur güleriz. Unutmadan belirteyim,Sıhkede çalıştığımız arkadaşlarla 40 yıllık dostluklarımız devam ediyor ve bir kısmımız ailece görüşüyoruz.
İşte böyleydi bizim öğretmenliğimiz. Öğrenci,sevgi,saygı,değerler ve dostluklara odaklı.Tertemiz...
İyi haftalar Türkiye’min güzel insanları, sevgili öğretmenleri ve göz nuru öğrencilerimiz.
Bahri Yıldızbaş

Not;Sonraki yazım referandum,askerlik ve Samsun’a gidiş.

Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik Grubumuza Üye olarak Tüm Gelişmelerden Haberdar Olabilirsiniz 
 

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol