TÜRKİYE KAMU-SEN’İN TOPLU SÖZLEŞME MASASINA OTURMASINA ENGEL OLMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Tayip Geylan, 8-10 Şubat tarihleri arasında Yalova ve Bursa 1 ve 2 No’lu Şubelerin istişare toplantılarında yaptığı konuşmada yetki dönemi olduğuna vurgu yaparak şunları kaydetti: “15 Mayıs tarihinde Çalışma ve Güvenlik Bakanlığı tarafından sendikaların resmi üye sayıları ilan edilecektir. Biliyorsunuz, 14 Mayıs mesai bitimine kadar bir üye daha nasıl kaydedebiliriz, bunun gayreti içerisinde olacağız. Çünkü kamu çalışanları sendikal bir zulüm altındadır.

Hatırlarsanız malum konfederasyonun genel başkanı KPDK toplantısında, ‘Toplu Sözleşme masasına yetkili olmayan konfederasyonlar oturmasın’ dedi. Bu sözleri ilk duyduğumuzda kulaklarımıza inanamadık. Toplu Sözleşme masasında kamu çalışanlarının daha fazla sayıda temsil edilmesinden işverenin yani hükümet tarafının rahatsız olması gerekirken, ne hikmetse hükümetten ses çıkmıyor ama sözde sendikanın başkanı rahatsızlığını açıkça dile getiriyor.

Toplu Sözleşme Kanunu gereği yetkili konfederasyon genel başkanının dışındaki hiç kimsenin ne karar sürecine müdahale etme hakkı, ne imza yetkisi, ne de itiraz hakkı var. Hal böyle iken, yani diğer sendikalar Toplu Sözleşme Masasında adeta sadece gözlemci sıfatı ile oturuyorken, neden yetkili konfederasyon genel başkanı diğer sendikaları istemiyor? İşte bu sorunun cevabını geçtiğimiz yıllarda imzalanan Toplu Sözleşmelerde görmemiz mümkündür.

Hatırlanacağı gibi 2012 yılında bir tiyatro gösterisi yaptılar. Güya masayı terkettiler. Konu Kamu Çalışanları Hakem Kurulu’na taşındı. O dönemde Memur Sen adına KGHK’ya katılan akademisyen üye, Hükümetin getirdiği öneriye aynen imza attı.

2013 yılına gelindiğinde, 30 günde bitirilecek süreç 7 gün içinde tamamlandı ve 123 TL’ye imza attılar. 123 TL’nin ortalama memur maaşındaki yüzdelik karşılığı yüzde 5.2 idi. 2014 yılı sonu itibari ile enflasyon yüzde 8.17 oldu. Bu çok bilmiş sendika enflasyon farkına toplu sözleşmede yer vermediği için kamu çalışanları o yıl enflasyon farkı alamadı. Kamu çalışanları 2015 yılında, iş bilmez sendikanın enflasyon farkını yanlış hesaplamasından dolayı ikinci altı ayda yüzde 1.8 enflasyon farkı hiç edildi. 2017 yılında yine tiyatro gösterisi sergilediler. Kartları kaldırdılar. ‘Elimize kalemi verdiler, fakat içine mürekkep koymadılar’ dediler. Buna rağmen dört saat sonra gelen telefonun ardından yüzde 0.5 daha zamma imza attılar.

2018 yılı için ise yüzde 4+3.5 olarak yüzde 7.5 zam aldık. Enflasyon ise yüzde 20.31 olarak gerçekleşti. Belki de tarihte aldığımız maaş zammının 2.5 katına yakın enflasyon farkı almak durumunda kaldık.

2019 yılı için toplu sözleşmede yüzde 9 oranına imza atıldı. Merkez Bankası’nın 2019 yıl sonu enflasyon hedefi ise yüzde 14.5. Üstelik genelde gerçekleşen enflasyon Merkez Bankasının, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hedeflediğinin çok üzerinde olur. Dolayısıyla yine ciddi oranda bir enflasyon farkı alacağız.

Dolayısıyla o masada Türkiye Kamu Sen’in olması çok önemlidir. Eğer o masada Türkiye Kamu-Sen olmasaydı, yaşanan rezaletleri ellerindeki medya gücü ile propaganda bombardımanı ile öyle bir manipüle edeceklerdi ki, kamu çalışanlarına ‘Tarihi Başarı’ olarak kabul ettireceklerdi.”

Türkiye Kamu Sen’in o masaya oturmasını ne Malum-Sen Genel Başkanı ne de ağababaları engelleyemez.

Türkiye Kamu Sen’in toplu sözleşme masasına hiç kimsenin ulufesini alarak oturmadığını belirten Geylan, “Türkiye Kamu-Sen toplu sözleşme masasına 4688 sayılı Sendika Kanunu’nun 29. Maddesinin verdiği yetki ve 400 bini aşkın üyesinden aldığı güç ile oturuyor. Türkiye Kamu Sen’in o masaya oturmasını ne Malum-Sen Genel Başkanı ne de ağababaları engelleyemez” dedi.

Hükümete çağrıda bulunan Geylan, “Hükümet nasıl ki 2019 yılı enflasyonu güncelliyorsa, memurlara verilen yüzde 9 maaş zammını da yüzde 14.5 enflasyon hedefine uygun olarak güncellenmelidir” dedi.

banner47
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner14