Talip Gelyan: 31 Mart yerel seçimlerinden önce ilave 40 bin atama yapılmalıdır.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Genel Başkan Yardımcısı Fuat Yiğit ile birlikte 8-10 Şubat tarihleri arasında Yalova ve Bursa’da istişarelerde bulundu.

Genel Başkan Geylan ve beraberindeki heyet ilk olarak 8 Şubat Cuma günü Yalova Valisi Muammer Erol, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suat Cebeci ve İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun’u makamlarında ziyaret etti.

Genel Başkan daha sonra Yalova Şubemizin düzenlediği programa katıldı. Programda Yalova Valisi Muammer Erol, İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, Yalova Şube Başkanı Mustafa Deviren, şube yönetim kurulu üyeleri, ilçe ve işyeri temsilcilerimiz ile üyelerimiz de hazır bulundu.

Genel Başkan ve beraberindeki heyet üniversite kampüsünde sendikamız adına düzenlenen fidanlığa da fidan dikti.

Genel Başkan Talip Geylan ve Genel Başkan Yardımcısı Fuat Yiğit 9 Şubat tarihinde de Bursa 1 ve 2 Nolu Şubelerimizin düzenlediği toplantıya katıldı. Toplantıda İLKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, Şube Başkanları Metin Öksüz ve Fatih Gümüş, Bursa 1 ve 2 No’lu Şube Yönetim Kurulu üyeleri, ilçe ve işyeri temsilcileri ile üyelerimiz de hazır bulundu. Ayrıca toplantıya Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalarımızın şube başkanları ve TÜRKAV Bursa Şube Başkanı katıldı.

İLKSAN Türk Eğitim-Sen’in yüz akıdır.

Toplantılarda konuşma yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, İLKSAN ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. İLKSAN’ın 1996 yılına kadar yani Türk Eğitim Sen delegelerinin yönetimi devraldığı döneme dek ‘verdimse ben verdim verdim’ jargonu ile anıldığını hatırlatan Geylan, “İLKSAN’ın kötü bir itibarı vardı. Ama 1996 yılından bu tarafa Türkiye sevdalıları İLKSAN’ı layıkıyla yönetti. İLKSAN, Türk Eğitim-Sen’in gururu ve yüz akı oldu. İLKSAN bugün emin ellerdedir. İLKSAN’ın kaynakları başka bir gruba, oluşuma, mihraka ya da cemiyete, derneğe peşkeş çekilmemektedir. İLKSAN sadece üyelerine hizmet etmektedir. Bu noktada emanete sahip çıktıkları için başta İLKSAN Başkanımız Tuncer Yılmaz olmak üzere tüm başkanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”

16 yılda yaklaşık 100 bin net artışımız var.

Türk Eğitim Sen’in eğitim çalışanlarının göz bebeği bir kuruluş olduğunu bildiren Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün alnımız ak, başımız dik bir şekilde kurum ziyaretleri yapıyoruz. Bütün kadrolarımız takdire şayan bir başarıya imza atıyor. Mevcut hükümet 2002 yılında iş başına geldiği zaman Türk Eğitim Sen’in üye sayısı 125 bin 863 idi. Bugün üye sayımız 207 bin civarındadır. 16 yılda yaklaşık 100 bin net artışımız var. İstifa edenleri, emekli olanları, kurumdan ayrılanları düşündüğümüzde, 100 bin net artış demek, Türk Eğitim-Sen’in 16 yılda en az 300 bin yeni üye kaydı yapmış olması demektir. Biz kimseye ‘Gel bize üye ol, seni müdür, müdür yardımcı yapalım’ demedik. ‘ Bize üye olursan yakınını bir hastanenin taşeron firmasında işe alırız” demedik. Kimseye vaatte bulunmadık ya da kimseyi tehdit etmedik. Sadece işimizi yaptık. Türk Eğitim Sen Genel Merkezi olarak sizlerle gurur duyuyoruz. Bu, teşkilatımızın başarısıdır. Hepinizi yürekten kutluyoruz.”

Temel sloganımız; Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamızdır.

Bugün Türkiye’de 114 bin civarında sivil toplum kuruluşu olduğuna dikkat çeken Geylan, “Peki Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’i diğer STK’lardan ayıran husus nedir? Elbette adımızın önündeki milli sıfatımızdır. 1992 yılında bu sendikayı kuran büyüklerimizin bize miras bıraktığı bir slogan var: Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız. Ekmek kavgamızın önüne Türkiye sevdamızı koyduk. Bu vasfımızdan dolayı da Türk milletinin güvenine mazhar olmuş bir milli sivil toplum kuruluşuyuz” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinden önce ilave 40 bin atama yapılmalıdır.

Öğretmen atamaları hakkında açıklamalar yapan Geylan, Şubat ayında yapılan 20 bin öğretmen atamasının 2018 yılından kalan gecikmiş bir atama olduğunu yineledi. Hükümete çağrıda bulunan Geylan, “31 Mart yerel seçimlerinden önce 40 bin ilave öğretmen ataması yapılmalıdır. Ağustos ayında da 60 bin öğretmen ataması yapılarak, 2019 yılında toplam 100 bin öğretmen ataması yapılması sağlanmalıdır” dedi.

Ülkemizde 64 ilde 76 bin 605 ücretli öğretmen çalıştırıldığını bildiren Geylan, ücretli öğretmenlerin 9 bin 353’ünün iki yıllık meslek yüksek okulu mezunu olduğunu ifade etti. Geylan, 76 bin 605 ücretli öğretmenin çalıştığı, 100 binin üzerinde öğretmen açığı olduğu, 400 binin üzerinde öğretmenin atama beklediği göz önüne alınırsa, 20 bin atama kabul edilemez” dedi.

Eğitimde tasarruf yapılamayacağını kaydeden Geylan, “En güzel binaları yapsanız ve o binaları en son teknoloji ile donatsanız da, sınıflarda öğretmeniniz yoksa yapılan yatırımlar heba olur” dedi.

Ek gösterge sözünün yerine getirilmesini talep eden Geylan, “Türkiye Kamu Sen olarak bütün kamu çalışanlarının ek gösterge oranlarının 800’er puan artırılmasını ve ek gösterge alamayan yardımcı hizmetler sınıfında çalışan arkadaşlarımızın bu haktan yararlanmasını istiyoruz” diye konuştu.

Üçüz bebeğini arkada bırakıp giden bir anne ne kadar verimli olabilir?

Genel Başkan Talip Geylan, öğretmen atamalarının sadece kadrolu olarak ve KPSS puan üstünlüğüne göre yapılmasını isteyerek, şöyle konuştu: “Hatırlanacağı gibi sözleşmeli istihdam 2005 yılında eğitim hayatına girdi. 2005 yılında 4/C statüsünde kısmi zamanlı geçici sözleşmeli öğreticiliği getirdiler. Kısmi zamanlı geçici öğreticiler yılda sadece 10 ay çalışıyorlardı. Türk Eğitim-Sen konuyu yargıya taşıdı. Yargı, ‘Öğretmenlik tam zamanlı yapılması gereken uzmanlık mesleğidir.’ dedi ve kısmi zamanlı geçici sözleşmeli öğreticiliği iptal etti. Bunun üzerine Hükümet bu öğretmenleri 4/B statüsüne geçirdi. Türk Eğitim-Sen olarak sözleşmeli öğretmenliğin iptali için dava açtık, çok sayıda eylem yaptık. Öte yandan sözleşmeli öğretmenlerimiz birçok hakka Türk Eğitim-Sen’in kazandığı davalar neticesinde sahip oldu. Hem mücadelemiz hem de kamuoyunda oluşan baskılar neticesinde Hükümet 2011 yılı genel seçimleri öncesinde 232 bin 4/B’li memuru, -68 bini öğretmendi- kadroya aldı. Ancak aynı siyasi iktidar 2016 yılında yayınladığı bir KHK ile sözleşmeli istihdam modelini bu kez mülakat ve çakılı kadro ile geri getirdi. Sözleşmeli öğretmenlerimiz 6 yıl çakılı çalıştırılmaktadır. Tayin hakları yoktur. Bu insanlar eşlerinden, çocuklarından ayrı yaşamak zorunda bırakılmaktadır. Üçüz bebeğini arkada bırakıp giden bir anne ne kadar verimli olabilir? Bilindiği gibi Anayasanın 41. Maddesi, “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.” der. Dolayısıyla bu yapılan aynı zamanda Anayasa ihlalidir. Vizyon belgesinde sözleşmeli istihdamın 3+1 olarak esnetilmesi yer almıştır. Türk Eğitim Sen olarak 4+2, 3+1, dubleks, tripleks, hepsine karşıyız. Öğretmenlerin sadece kadrolu olarak istihdam edilmesini istiyoruz. Bu konuda taviz vermeyeceğiz.”

Eğer ‘Onun adamı, bunun adamı’ tasnifi ile mülakatlarda bir usulsüzlük yapılırsa, bunun üzerine şiddetle gideceğiz.

9 Aralık tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın Görevde Yükselme Sınavı yaptığını hatırlatan Geylan, “18 Şubat ile 1 Mart tarihleri arasında illerde kurulacak olan komisyonlarla yazılı sınavdan başarılı olan kişilerin mülakatları yapılacaktır. Türk Eğitim Sen olarak mülakatla atama sistemine karşıyız. Mülakatın olduğu yerde adaletin olmayacağını ifade ediyoruz. Bu konuda da yargı sürecimiz devam ediyor.

Öte yandan mevcut uygulama nedeniyle, kişilerin güvenlik soruşturmasında herhangi bir sıkıntı yok ise, mülakat puanının yazılı sınav puanı ile verilmesini talep ediyoruz. Türk Eğitim Sen Genel Merkezi ve şubelerimiz mülakat süreçlerini yakından takip edecektir. Eğer ‘Onun adamı, bunun adamı’ tasnifi ile mülakatlarda bir usulsüzlük yapılırsa, bunun üzerine şiddetle gideceğiz” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.