Öğretmenleri Maaş Artışı Sevindirdi, Sınav Düşündürdü

Öğretmen haberleri ve gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Milli Eğitim Şûrası’nda Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Meclis’e sunulacağı ve maaş artırımına gidileceğinin açıklanması olumlu karşılanırken, sınava tabi tutularak öğretmenlere farklı unvanların verileceğinin belirtilmesi tepki çekti.
Mine Özdemir Güneli - Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) bu yıl 20.’sini düzenlediği Milli Eğitim Şûrası’nda öğretmenlere yönelik önemli açıklamalar yapıldı. Şûra’nın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sınavla belirlenecek Uzman öğretmenlerin maaşlarının 1.000 TL, Başöğretmenlerin maaşlarının 2.000 TL artırılacağına yönelik maaş müjdesi ve sözleşmeli ile kadrolu öğretmen ayrımının ortadan kaldırılacağını belirtmesi öğretmenleri sevindirdi. Erdoğan’ın çalışmaları tamamlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun da kısa sürede Meclis’e sunulacağını açıklaması, uzun süredir bu konuyu gündeme getiren eğitim sendikalarını memnun etti. Ancak bazı sendikalar, kariyer basamakları belirlenirken sınava tabi tutularak öğretmenlere Uzman ve Başöğretmen unvanlarının verilmesine karşı. Şûra’da alınan kararlarla ilgili görüşler şöyle:


‘Sözleşmeliler kadroya alınmalı’

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler arasındaki özlük hakları bakımından yaşanan birtakım haksızlıkların giderileceği kararını duyurması güzel bir gelişme. Sözleşmeli öğretmenlerimiz kadroya geçirilmeli ve öğretmen atamaları sadece kadrolu olarak yapılmalı. Bu konuda Hükümetin 2011 ve 2013 yıllarında yaptığı gibi tüm 4/B’li meslektaşlarımızı kadroya almasını bekliyoruz. Öğretmenlerin kariyer basamakları hizmet yılı esasına göre belirlenmeli. 10 yıllık öğretmenler Uzman, 20 yıllık öğretmenler Başöğretmen olarak kariyer sahibi olacak. Kariyer basamakları belirlenirken, sınav yapılması uygun değil. Meslek Kanunu’nun TBMM görüşmelerinde bu husus mutlaka revize edilmeli.


‘Önerilerimiz yer buldu’

Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: 20. Milli Eğitim Şurası’nda Meslek Kanunu kapsamında pek çok talebimizin kabul edildiğini gördük. 3600 Ek Gösterge talebimiz Meslek Kanunu içerisinde hayat bulacak. Esas beklentimiz tüm eğitim çalışanlarının da ek gösterge artışından faydalandırılması. Yine Meslek Kanunu içeriğinde sözleşmeli öğretmenlerle kadrolu öğretmenler arasındaki ayrım ortadan kaldırılacak. Kariyer basamakları sistemi yeniden hayata geçirilecek. Aslolan sözleşmeliliğin kaldırılması. 10 yılını tamamlamış 600 bin öğretmenimiz Uzman öğretmenliğe geçiş hakkı elde edecek, yüksek lisans yapanlar bu hakka sınavsız kavuşacak, ücretleri 1000 TL artacak, ayrıca 1 derece alacaklar. 10 yıllık Uzman öğretmenlerden sınavda başarılı olanlar Başöğretmen unvanını alarak, ücretlerinde 2000 TL artışla birlikte ilave 1 derece alacaklar. Doktora yapanlar bu sınavdan muaf olacak.

‘Zaten bir uzmanlık mesleği’

Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay: Öğretmenlik Meslek Kanunu’na hem usulen hem esastan itiraz ediyoruz. Usulen itiraz ediyoruz çünkü demokratik ve katılımcı değil. Ayrıca kıdemli öğretmenlere Başöğretmen unvanı verilmesi doğru değil, bu ülkenin tek bir Başöğretmeni var, o da Mustafa Kemal Atatürk’tür. Milli Eğitim Temel Kanunu’nda öğretmenliğin zaten bir uzmanlık mesleği olduğunun altı çizilmekte. Öğretmenlerin meslekte harcadıkları kıdeme göre ücretleri artırılmalı. İhtiyaca cevap olacak bir Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılmasından yanayız. İçeriğinde öğretmenin iş güvencesini temin etmeli, atama kademelerinde liyakat esas alınmalı, mülakat tarihe karışmalı, öğretmenin ekonomik şartları iyileştirilmeli.


‘Tecrübemiz görmezden gelinmesin’

Milli Eğitim Şûrası’nda öğretmen maaşları ve Meslek Kanunu ile ilgili açıklamaların ardından öğretmenler, görüş ve önerilerini sosyal medyada dile getirdi. O görüşlerden bazıları şöyle:

Ayrımsız, amasız, şartsız tüm sözleşmelilere bir an önce kadro verilmesi, bunca yıl hak kaybı yaşayan insanlar için elzemdir. Bu tarz hak kaybı yaratan, mağduriyete yol açan, personelini ikinci sınıf bir kamu çalışanı gibi gösteren sistemler yok olmalı...

Ücretli öğretmenliğe son verilip 50 bin atama yapılmalı.

Niye sürekli sınava tabi tutularak ücretime bir tık iyileştirme yapılacağı şartı konuluyor? Onca yıllık tecrübemiz görmezden geliniyor. Ben öğretmenim ve sürekli sınavlara tabi tutulmak istemiyorum.

Sözleşmeli, kadrolu arasındaki ayrımı kaldırmak ne demek? Sözleşmeli öğretmenlik mi ortadan kalkacak? Tayin hakkımız gelecek mi?

Ücretli öğretmen kadro müjdesi bekliyor. Mevsimlik işçi değiliz, öğretmeniz.

Milliyet

Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik Grubumuza Üye olarak Tüm Gelişmelerden Haberdar Olabilirsiniz 
 

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner13