Öğrencisinin velisi tarafından hakarete ve iftiraya uğrayan öğretmenin duygulandıran hikayesi


Öğrencim sınıfta kendi kendine konuşuyor,camda biri varmış gibi el sallıyor,oraya basmaaaa sakın diye bağırıyor, sizin yüzünüzden hepsi kaçtı gitti diye tuhaf tuhaf tepkiler veriyordu ve bu durum arkadaşlarının ondan korkup çekinmesine sebep oldu.
Ben de anneyle durumu paylaşıp yolunda gitmeyen bir durum varsa birşeyler yapalım dedim, evde de aynı şeyleri yaptığını söyledi. Durum daha da ilerleyince isterseniz bir uzmandan yardım alalım onu incitmeden süreci götürelim dedim ve kıyamet koptu siz nasıl benim çocuğumu uzmana yönlendirirsiniz, çocuğum deli değil siz niye bunu ima ediyorsunuz?
Daha sonra çocuğumun kaydını almak istiyorum diye okula geliyor ve öğretmenle de görüşmek istiyorum diyor, ders saati falan filan dinletemiyorlar bir türlü. Beni sınıftan çağırdılar gittim kadın bana hakaretler etti, ardından parmağını sallayıp beni tehdit edip gitti. Tabi beynimden aşağı kaynar sular döküldü, meslek onurumu çiğnetmemeliydim derhal soluğu savcılıkta aldım...
Tüm süreç boyunca destek olan kıymetli müdürüm de gelip şahitlik etti bu duruma (öğretmen dostu olan tüm idarecilerimize sevgiler
Veli ifadeye bir ay sonra çağrıldı,ifadeden çıkar çıkamaz hemen kendince birşeyler döşeyip beni cimere şikayet etti.
Milli eğitim,teftiş kurulu ve malesef sendikalı olduğumu sandığım sendikam ne mi yaptı?
Velinin intikam için beni şikayet ettiği açıkça anlaşılmasına rağmen, 35-40 gün boyunca "ön inceleme" adı altında resmen bürokratik bir işkenceye maruz kaldım.
Kendi kurumumda velilere sorulmam,aşçıya sorulmam, mesai arkadaşlarıma nerdeyse uçan kuşa sorulmam beni fazlasıyla incitti. Yani resmen bana davadan vazgeç yoksa sen de sürünürsün postası konuldu. Kendimi o kadar sahipsiz hissettim ki...
Sorularıma hiçbir cevap bulamazken adli sürecimi de tek başıma tuttuğum bir avukatla takip ediyordum.
Müfettişin sorduğu herkes benim hakkımda olumlu kanaat getirdiği için dosya lehime kapandı. Herkes sonuca odaklandı. Peki bir öğretmenin o süreçte ne kadar yıprandığı hiç mi önemli değildi?
Tam bir sene sonra davam sonuçlandı ve mahkemeyi tüm yöneticilere rağmen, sendikaya rağmen kazandım 


Çünkü bir öğretmeni dersten çağırıp tehdit eden zihniyetle koridorda döven, bahçede öldüren zihniyet aynıdır ve biz buna müsade etmemeliyiz.
Ne şiddet gösteririm ne de şiddete boyun eğerim.
Ben bu mesleğin ne kadar onurlu bir meslek olduğunu babamdan öğrendim
Mesleğinin onurunun farkında olan tüm meslektaşlarıma sevgi ve selamlar...

Betül Yıldız

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13