BİR ÖĞRETMENİN ARZ-I HALİ

Tüm canlılar bedenen bir yara aldığında yarası bir süre sonra kendi kendine kapanmaya başlar. Fiziki yaraların kapanması için genelde 2 haftalık bir süre verilir. 2 hafta içinde yara herhangi bir enfeksiyona uğramaz ise kapanır. Söz konusu insan olunca bir de ruhen yaralanmak, ruhunun dengesini kaybetmesi gibi durumlar da söz konusudur. Günlük hayatın rutini içerisinde maruz kaldığımız şeylerle baş edelim derken, kişiliğimizi, benliğimizi koruyalım derken, öğrendiğimiz doğrularla yaşayalım derken, dünya ile girdiğimiz mücadelede ister istemez ruhumuz da yaralar alıyor. Sabretmeniz, hesaba katmanız gereken o kadar çok şey oluyor ki, sürekli aklı başta taşımak ise bu işi daha da zorlaştırıyor. Bir öğretmen olarak sahip olduğumuz minik ruhlara sürekli hassas yaklaşma hassasiyeti, onların kişiliğine saldırmadan, onlara sevgini gösterme çabası, tüm bunları yaparken de bir şeyler öğretmek için hem bedenen hem fiziken uğraş vermek, öğrencilerin ailelerini de hesaba katarak yaşamak, yanında okul idaresinin yüklediği işlerle beynini meşgul etmek, iş arkadaşlarınla sağlıklı bir ilişki kurmaya çalışmak, yanına kendi ailenin ve evladının sorumluluklarını yüklemek, gamlı bir insan için; beynine sürekli basınç uygulayarak onu patlatmaya çalışmak gibi bir şey. Hele ki idealist ve mükemmelliyetçi bir öğretmen iseniz bu bozuk düzende ister istemez beyninize uygulanan bu basınç bir şekilde bir yerlerin patlaması olarak size dönüyor. O yüzdendir ki yaklaşık 10 yıllık öğretmenlik hayatımda ilk kez neden öğretmenler için batı medeniyetinde tatil sürelerinin normal çalışan insanlara nazaran bir nebze olsun fazla olmasını anlamaya başladım. Çünkü bir öğretmen asla sadece bir öğretmen değildir: Sürekli öğrenmek ve öğretmek zorunda olan, değişimi takip etmek zorunda olan, bir yanı ile psikolog olması gereken, sınıfın kapısından girdiği andan itibaren 40 dakika boyunca aktif olmak zorunda olan, dinlemek-anlamak-anlatmak-cevap vermek zorunda olan, vicdan taşıması gereken, fedakarlık yapması gereken, bir sürü insana maruz kalması gereken ve burada sayamadığım bir sürü şeyi yapması gereken kişi olmak zorundadır. Bunları benim işimin zorluğu senin işinin zorluğunu ezer demek için anlatmıyorum. Gerçekten işini iyi yapmaya çalışan insanlar için öğretmenlik gerçekten ama gerçekten çok yıpratıcı bir iş. 2 aylık yaz tatilimizin hemen hemen birinci ayını bitirmek üzereyiz ve ben daha yeni yeni beynime uygulanan basıncın kalktığını hissetmeye başladım. Daha yeni yeni kendime gelmeye başladım. Daha yeni yeni dinginliğimi buldum..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol