Eğitimin; bir ülkenin ekonomik, sosyal, siyasal ve toplumsal ilerlemesinde en önemli unsurlardan biri olduğu yaşanan deneyimler ve yapılan akademik çalışmalarla ortaya çıkmış bir gerçekliktir.

Bu anlamda şunu söylemek yanlış olmayacaktır; bir ülke eğitime verdiği değer, yaptığı yatırım ve atfettiği öncelik bağlamında ilerleyecek, gelişecek ve kalkınacaktır.

Eğitim sistemini oluşturan örgüt, müfredat, okul, eğitim yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler gibi ögelerden en önemlisi kanımızca öğretmenlerdir. Bu nedenle, bütün ülkeler öncelikle öğretmen yetiştirilmesi ve öğretmenin statüsünü en iyi noktaya getirme konusunda hemfikirdirler.

Öğretmenlik Meslek Kanununun ve ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girdiği bu günlerde, bu tarihten 170 yıl geriye giderek öğretmenlik mesleğiyle ilgili ilk yasal mevzuat olan Darülmuallimin Nizamnamesinin gerekçesi ve getirdiği yenilikleri irdelemek anlamlı olacaktır.

Osmanlı Devleti de, 18. Yüzyıl sonundan itibaren eğitim alanında yenilikçi adımlar atmaya başladı. 1773’te Mühendishane-i Bahri-i Humayun, 1795’te Mühendishane-i Berri-i Humayun, 1826’da Tıbhane-i Amire, 1834’te Mekteb-i Ulumi-i Harbiye, 1821’de Ali Tercüme Odası gibi eğitim kurumları kurularak modern eğitimde adımlar atılmaya başlandı.. Bu okulları, 1839 yılında açılan Mekteb-i Maarif-i Adliye ve Mekteb-i Ulum-i Edebiyye adlı okullar izledi. Orta öğretim düzeyinde ise 1845’te askeri okulların olduğu illerde idadiler, 1847’de ise Rüştiyeler açılmaya başlandı. Bu gelişmelere paralel olarak, bu okullara öğretmen yetiştirmek ve eğitim-öğretimi daha nitelikli hale getirmek üzere Darülmualliminler kurulması da ihtiyaç haline gelmiş oldu.

Zamanın bürokratları ve düşünürleri öğretmen yetiştirme konusunda Tanzimat Fermanı’yla zaten bir çaba içine gitmişti. Yapılan bu çabalar ve çalışmalar 1851 tarihinde ilk Darülmuallimin Nizamnamesinin ortaya çıkmasıyla sonuçlandı.

İlk Darülmuallimin 1848’ de kuruldu.

Türk eğitim tarihinde, ilk planlı ve programlı öğretmen yetiştirme işi 16 Mart 1848’de Darülmuallimîn adında bir okulun açılmasıyla başlamıştır. Akyüz, bu faaliyetin amacını o yıllarda yeni açılmakta olan Rüştiye Mekteplerine öğretmen yetiştirmek olarak belirtir. Milli eğitim tarihimizde, 1840’lı yıllarda herkesin öğretmenlik yapamayacağı, öğretmenliğin özel bir meslek olması gerektiği kanaati hakim olmuş ve öğretmenlik yapacak kimselerin özel olarak yetiştirilmesi amacı ile 1848 yılından itibaren öğretmen yetiştiren okullar kurulmuştur.

İlk Nizamname 1851 yılında Ahmet Cevdet Efendi tarafından hazırlanmıştır.

Öğretmen yetiştirme konusunda ilk yasal belgeyi Ahmet Cevdet Efendi hazırlamış, Nizamnameye, gerekçe ve açıklama niteliği taşıyan bir de yazı ekleyerek Padişah Abdülmecit’e sunmuş ve uygun bulunarak Nizamname Mayıs-1851 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Nizamnamenin gerekçesinde hangi yenilikler var?

Nizamnamede öne çıkan, bu güne cevap verebilecek yenilikler içeren maddeler yer almaktadır. Nizamnamenin gerekçelerinde bahsedilen; Arapça, Farsça ve matematikle ilgili derslere yer verilmesi önemli olurken, daha da önemli olan, o dönemde okulda okuyan öğrencilerin, yılın bazı ayları “cerre” denilen bir uygulama için okuldan ayrılarak, halkı bilgilendirme amaçlı Anadolu’ya gitmeleri ve halktan topladıkları yardımlarla okula dönmeleridir. Bu durum Ahmet Cevdet Efendi tarafından, öğretmenliğin onur mesleği olduğu, bu uygulamanın öğrencileri incittiği, dilenci durumuna düşürdüğü gerekçesiyle kaldırılması ve öğrenci maaşlarının arttırılması önemli bir uygulamadır.

Nizamnamenin ikinci bendinde yer alan; okula alınacak öğrencilerin “kötü hal ve hareketlerinin bulunmaması şarttır” ifadeleri çok ama çok önemli bir uygulamadır.

Nizamnamede çok önemli bir uygulamada; “Darülmuallimîn öğrencileri, belli sürede gerekli bilgileri öğrenince, gerek İstanbul’da, gerek taşrada ne zaman ve ne tarafa olursa olsun, Rüşdiye mektebi hocalığı ile görevlendirildiklerinde, bunu istememezlik etmeyeceklerini belirten kendilerinden birer senet alınması ve Meclis-i Maarif-i Umumiye’de saklanacak olmasıdır.

Bugüne cevap olabilecek uygulamalar nelerdir?

İhtiyaca göre okula öğrenci alımı, öğrencilere ödenen maaşların arttırılması, okula iki sınavla öğrenci alınması, sınavın birinin yazılı diğerinin ise sözlü niteliği taşıması ve sözlü sınavda görev yapacak jüri üyelerine yemin ettirilmesi, son sınıfta olma zorunluluğu olmadan yılda bir kaç kez açılabilecek sınava isteyenlerin girebilmesi, bitirenlerin bitirme başarılarına göre atanmak için sıralamaya konulması, okulu bitiren öğrencilerden, ataması yapılmayanların okul biter bitmez okuldan ayrılmamaları, atama zamanına kadar okulda kalarak, öğretmenleri ile derslere girmeleri, yeni gelişmeleri öğrenmeleri ve bildiklerini unutmamalarının sağlanması gibi yenilikler bugün bile önemli olan yeniliklerdir.

Kaynaklar

Recep Özkan (2018). DARÜLMUALLİMÎN’İN İLK NİZAMNAMESİ VE PROF. DR. YAHYA AKYÜZ.

Selçuk Akşin Somel (2019). Osmanlı’da Eğitimin Modernleşmesi (1839-1908) İletişim Yayınevi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner13