Kimsesiz Çocukların Melek Kalpli Oya Kayacık Hayatını Kaybetti.

Oya Kayacık... 82 yaşındaydı... Nişantaşı’nda doğup büyüdü, Robert Kolej’den mezun oldu. 61 yıl önce, 21 yaşında genç kızken bir sosyal sorumluluk projesinde yer almak için Kasımpaşa Çocuk Yuvası’na girdi, bir daha hiç ayrılmadı. “Karnımdan değil, kalbimden çıktılar” dediği o çocuklarla birlikte yuvada yaşadı.
Kimsesiz çocukların “Oya Anne”si, Oya Kayacık 82 yaşındaydı. Hiç evlenmedi. Çocuk sahibi olmadı. Tek kızı olduğu varlıklı ailesinin sunduğu fırsatları elinin tersiyle itip, binlerce kimsesiz çocuğa annelik yaptı. Kısa süre önce COVID-19 teşhisi konulmuş ama o yaşama azmiyle sinsi hastalığı 15 gün önce def etmişti. Önceki gün düşük tansiyon şikâyetiyle kaldırıldığı Koşuyolu Kalp Damar Hastanesi ne yazık ki yolun sonuydu. Kalp damarlarında tıkanıklık nedeniyle yaşamını yitiren Oya Kayacık dün ömrünü adadığı o yuvadan son yolculuğuna, çocukların gözyaşları, karanfiller, kucaklar dolusu sevgi ve “Keşke ölümsüz olsaydı” fısıltılarıyla uğurlandı...
61 YIL HİÇ MAAŞ ALMADI
61 yıldır tek kuruş maaş almadan çalıştığı Kasımpaşa Çocuk Yuvası Vakfı’nı kurup başkanlığını yapan Oya Kayacık, kurum çocuklarından birini evlat edinip Down sendromlu bir kız çocuğunun da vâsiliğini üstlenmişti. Bugüne kadar ünlü simaların da aralarında olduğu, binlerce kimsesiz çocuğun kimsesi olup çocuklarını bir çiçeğe dokunur gibi şefkatle sarılarak annelik yapan Oya Kayacık, son nefesine kadar, Kasımpaşa Çocuk Evleri Sitesi’nde, küçük bir odada yaşadı.
‘İŞE YARADIĞIMI HİSSETTİM’
Sağlığında verdiği röportajlarda, koca bir ömrü bakın nasıl anlatmış: “Nasıl geldiğimi hatırlamıyorum ama geldim ve kaldım. Ben hasbelkader tayinle, kendimi Çocuk Esirgeme Kurumu’nun İl İdare Heyeti’nde buldum. Burada çocukları gördüm onları sevdim. Onlar da beni sevdi. İhtiyaç olduğunu, bir işe yaradığımı hissettim ve kaldım. Gördüğüm sevgi beni burada tuttu yıllarca, ayrılamadım. Acıdığım, merhamet duygularımı tatmin için değil, onlarla mutlu olduğum için bu yaşamı seçtim. İlk geldiğimde kimse inanmadı benim burada kalacağıma. Yılların nasıl geçtiğini fark etmedim. Evim gibi benimsedim. Uzun yıllar kalınca sizin oluyor. Bırakıp gidemiyorsunuz. Çok güzel, neşeli bir gençlik, çocukluk yaşadım. Çocuklara hiçbir zaman öğretmen, idareci güzüyle bakmadım. Ben de onlardan birisiydim. Ne hissediyorlarsa onu hissetmeye çalıştım. Onlarla beraber yerdim, onlarla beraber oynardım. Her şeyi onlarla beraber yaşardık.”
Mekânın cennet olsun ...

ALINTI

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol