Tüm eğitim çalışanları bir an önce aşılanmalıdır.

Genel Başkan Geylan konuşmasının sonunda covid-19 salgınına da dikkat çekerek, Sağlık Bakanlığı’na tüm eğitim çalışanlarının aşılanması konusunda çağrıda bulundu. Yüz yüze eğitime devam edilmesi isteniyorsa zaman kaybetmeden başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm eğitim çalışanlarının aşılanmasını talep eden Geylan, “Öğretmenleri covid-19 riskinden korumamız toplum sağlığını korumak anlamına gelecektir. Dolayısıyla tüm eğitim çalışanlarımızı aşılamalıyız” diye konuştu. 

Genel Başkan Talip Geylan’ın ardından UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı M. Öcal Oğuz bir konuşma yaptı. 

Çalıştayda gündeme getirilen konuların ülkemizin kalkınmasının temel noktasını oluşturduğunu söyleyen Oğuz, özellikle temel eğitimin UNESCO’nun eğitim programı açısından da en temel konu olduğunu söyledi. 

UNESCO’nun beş temel sektörde bilgi ürettiği bir sistemle çalıştığını söyleyen Oğuz, “Bu beş sektör; eğitim, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, kültür ile bilgi iletişim adını taşıyor. Beş alanın sağlıklı yürüyebilmesi için birinci sırada yer alan ‘herkes için eğitim’ ile başlayan süreçte önemli bir noktaya gelindi. Yani temel eğitim dünyada büyük oranda insanlara verildi. Bu; okur-yazarlık, kültürel farkındalık oranının yükseltilmesi ve nihayetinde çevreyle sağlıklı diyalog kurabilen insanların oluşturulması anlamına geliyor. Ama artık sadece okur-yazarlık düzeyinde bir temel eğitim programı mümkün değildi. Çünkü yetişkinlik çağı gittikçe aşağıya doğru inmektedir. İnsanlar mesleki tercihlerini, mesleki yönlendirmelerini daha erken dönemde yapmaya başlıyorlar. Dolayısıyla temel eğitimin bu yönü çok önemlidir. Temel eğitim politikalarının konuşulacağı bu çalıştayda, UNESCO’nun büyük bir deneyim havuzu bulunmaktadır. Meslektaşlarımızın, bilim insanlarının bu deneyimden yararlanmasının faydalı olacağını düşüyorum” diye konuştu.

Değerler eğitimini çok önemsediğini bildiren Oğuz, “Değerler eğitimi; yüzyıl, binyıl boyunca dededen-nineden toruna, babadan-anadan kıza oğula, akrandan akrana, düğünde, bayramda, sözlü tarih ortamlarında, yaşantımızın içerisinde, kültürümüz, varlığımız, kimliğimiz, aidiyetimiz olan tüm konuları içerir” diye konuştu. 

Özel öğretimin önemine dikkat çeken Oğuz, 2 Nisan tarihinin Otizm Farkındalık Günü olduğunu belirterek, çalıştayın bugüne denk gelmesinin anlamlı olduğunu kaydetti. Oğuz, “Toprağın, taşın yüzlerce metre altındaki cevheri çıkarmak için harcadığımız kaynağın, enerjinin, paranın ne kadar fazla olduğunu, altının da ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Ama insan potansiyelimiz çok daha değerlidir. Dolayısıyla temel yatırım insana yapılmalıdır. Özel eğitim hem üstün zekâlılar hem de yardıma ihtiyaç duyan çocuklarımız noktasında UNESCO’nun birçok programıyla da örtüşmektedir” dedi.

Çocuklarımızın, gençlerimizin rehberlik hizmetine ihtiyaç duyduğunu belirten Öcal Oğuz, dünyada psikolojik sorunlar yaşayan ve ilaç kullanan çocuk sayısının artışına dikkat çekti. Oğuz, özellikle dünyanın gelişmiş kentlerinde ve toplumlarında psikolojik sorunları aşamayan çocukların ailelerine ve toplumlarına verdikleri zararları basın yoluyla öğreniyoruz. Kriminal suçlarla ilgili olarak unsurlar giderek artacak gibi görünüyor. Bu bakımdan da sağlıklı bireyler yetiştirmemiz için rehberlik ve psikolojik danışmanlık çalışmalarına çok önem vermemiz gerekiyor” diye konuştu. 

Açılış konuşmalarının ardından “Temel Eğitim Politikalarına Genel Bakış” konulu panel gerçekleştirildi. Panelin ardından da komisyonlar çalışmalarına başladı. 

2023’e Doğru Türkiye’de Temel Eğitim Çalıştayı’nda, “Temel Eğitimde Öğretim Programları”, “Öğretmen Yetiştirme”, “Ölçme ve Değerlendirme”, “Değerler Eğitimi” ve “Yabancı Dil Öğretimi” mercek altına alınıyor.

2023’e Doğru Türkiye’de Özel Eğitim Çalıştayı’nda da “Kapsayıcı Eğitim ve Destek Eğitim Hizmetleri”, “Özel Eğitim Alanında Paydaşlar/Özel Eğitimde Öğretim Teknolojileri ve Dijital Eğitim”, “Eğitsel Tanılama ve Değerlendirme”, “Özel Eğitimde Mesleki Eğitim ve İstihdam”, “Öğretmen Yeterlilikleri, Mesleki Etik ve Özel Eğitim Alanına Personel Yetiştirme” başlıkları ele alınıyor. 

2023’e Doğru Türkiye’de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizetleri Çalıştayı’nda ise ana temayı “2023'e Doğru İyi Oluş ve Kültür Ekseninde Türkiye'de PDR Hizmetleri”; alt temalarıda  “PDR Hizmetlerinde Yönetim, Mevzuat, Politikalar”,  “PDR Hizmetlerinin Evrimi”, “Eğitim Sisteminin Sorunları ve PDR Hizmetlerine Yansımaları”, “PDR Hizmetlerinde Teknoloji Kullanımı ve Dijital Süreçler”, “Gençlik Sorunları ve Çözümlerine Yönelik Projeksiyonlar”, “Problem Alanlarındaki Değişim”, “Veriye Dayalı Eğitimde PDR Hizmetlerinin Niteliği”, “Okul Güvenliği ve PDR Hizmetleri”, “Karakter ve Değerler Eğitimi Bağlamında PDR Hizmetleri”, “Dezavantajlı Gruplar, Eğitime Erişim, Okul Terki”,  “Okulun Toplum Temelli Ruh Sağlığı Hizmetlerindeki Rolü”, “Geleceğin Meslekleri ve İş Dünyasındaki Değişimler ve Mesleki Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri” “PDR Hizmetlerinde Bireyi Tanıma Sorunu ve Çözüm Önerileri” oluşturuyor.

Komisyon çalışmalarının ardından hazırlanacak raporlar ise Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlara gönderilecek, kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Türk Eğitim Sem

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol