Öğretmene aşı ve telafi eğitim?

Eğitim kazanı yine fokur fokur kaynıyor. Bir yanda telafi eğitim tartışmaları, öte yanda ise aşı sırası hâlâ kendisine gelmeyenlerin tepkisi ve sınav stresi! Tansiyon iyice yükseldi.
Bakan Ziya Selçuk öğretmen ve eğitim çalışanlarına ilişkin öncelikli Kovid-19 aşı uygulaması randevusuna şu ana kadar 813 bin 400 personelin dâhil edildiğini bildirdi.
Peki, ne kadarı aşı oldu? Daha da önemlisi, yüz yüze eğitim yapan öğretmenlere öncelik verilmemesi ciddi hayal kırıklıkları yarattı.
Selçuk, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:
“Öğretmenlerimiz ve eğitim çalışanlarımız için öncelikli aşı uygulaması hızla devam ediyor. 40 yaş üstü 57 bin mesai arkadaşımızın daha randevularının açılmasıyla 813 bin 400 öğretmen ve eğitim çalışanımız için aşı olma imkânı sağlanmış oldu...”
Sıra, umarız bir an önce tüm eğitim çalışanlarına ve özellikle de yaşına bakılmaksızın yüz yüze eğitim yapanlara gelir!..
Öğretmenin haberi yok!
Bakan Selçuk telafi eğitime hazır olduklarını ve yakında başlanacağını açıkladı. İşte o andan itibaren fırtınalar kopmaya başladı.
Öğretmen, öğrenci ve velilerden tepki yağdı. Peki, bu şartlarda telafi eğitim nasıl yapılacak, başlarsa katılım olur mu?..
Ziya Hoca, dün yaptığı açıklamada, “Eğitimde telafi uygulamasına hazırız. Büyük ve kapsamlı bir telafi süreciyle; akademik, sosyal, duygusal ve fiziksel alanda olumsuz etkileri ortadan kaldıracağız. Haziranda başlayacağımız çalışmalar 2021-2022 eğitim yılını da kapsayacak” dedi.
Görünen o ki bu konuda da fazlasıyla senaryoları var ve keşke her şey o kadar kolay olsa!..
MEB, her ne kadar aksini iddia etse de ortada büyük bir eğitim açığı olduğu kesin. Özellikle de uygulamalı eğitimde.
Kaldı ki bu durum sadece ilk ve ortaöğretim kurumları için değil, üniversiteler de dâhil, tüm eğitim kurumları ve tüm ülkeler için geçerli.
Önemli olan telafi eğitime gerek olup olmadığı değil, nasıl, ne zaman, hangi koşullarda, kimlerle ve ne kadar süre yapılacağı?
MEB, henüz bu konuda bir açıklama yapmadı. Kafada pek çok sorular var. İşte onlardan bazıları:

Telafi eğitim yüz yüze mi olacak yoksa uzaktan mı?
Öğretim takvimi içerisinde mi gerçekleşecek yoksa yaz tatilinde mi?
Hafa içleri mi olacak yoksa hafta sonları mı?
Aşılama tamamlanmadan önce mi yoksa sonra mı?
Uygulamalı dersler için mi olacak yoksa tüm derslere yönelik mi?
Not olacak mı, olmayacak mı?
Mezunlar da katılacak mı, katılmayacak mı? Zorunlu mu yoksa isteğe bağlı mı olacak?
Cevap bekleyen daha onlarca soru var ve umarız MEB bu konularda kamuoyunu yeterince bilgilendirir. Yoksa telafi eğitim, başlamadan biter ya da başlasa bile günü kurtarmanın ötesine geçemez!..
Kim ne diyor?
Telafi eğitime son günlerde hiçbir konuya olmadığı kadar tepki yağdı. İşte onlardan bazıları:
Biraz daha ders, biraz daha etüt, biraz daha sınav, biraz daha telafi... Neyi telafi ediyoruz? Kayıp giden bir gençliğin hayatını mı? Tükenmişlik sendromuna tutulmuş veli, idareci ve öğretmenlerin ruh sağlığını mı? Bu belirsizliğin telafisi var mı?
Bakalım öğrenciler buna nasıl adapte olacaklar? Hepsi bunalımda!
Öğrenciler notlarını aldılar zaten. Derse katılımlar çok azaldı. Sıcaklarda okula gelen olur mu hiç?
Bakan Bey “Hazırız” diyor. Peki, bundan biz öğretmenlerin neden haberi yok?
Kendi çalıştığım kurumu baz alırsam, biz tüm öğretmenler canla başla çalıştık, bir mahrumiyet olmasın diye. Çocuklarımızı ilmek ilmek işledik bir mahrumiyet söz konusu ise sosyalleşmekle ilgilidir.
Konular müfredata göre bitiyor. Neyin telafisi olacak?
Derslere en fazla 5 öğrenci geliyordu. Şimdi 1-3 kişi ancak geliyor. Bazı sınıflarda hiç gelmiyor. Telafiye kim gelecek?
Öğrenci yok, aşı yok. Öğretmenler olarak ekran başında tükendik.
Fikir bir an için makul bile olsa, zamanlaması doğru değil.
Canlı derslere katılımlar yüzde 90 azalmışken biz ne zaman, kime telafi eğitimi vereceğiz?
Telafi etmek demek, eksikliği kabul etmek demektir. Peki, bu eksik olduğunu kabul ettiğiniz sürecin sonunda yapılacak olan LGS ve YKS’ye girecek olan öğrencilere bunu nasıl anlatacaksınız?
Eğitim telafi edilir ama biz öğretmen ve öğrencilerin psikolojileri nasıl düzelir bilmiyorum
Özel hayatımız kalmadı!
Öğretmen, öğrenci ve veliler, fizyolojik ve psikolojik olarak çok yoruldu. Biz de insanız. Bütün hazırlıklar tamamlanmalı ve okullar eylülde tam zamanlı açılmalı.
Özetin özeti: Pandemi ve uzaktan eğitim herkesi, her açıdan çok yordu. Bu asla göz ardı edilmemeli!..

Abbas Güçlü-Milliyet

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol