Corona Virüs Kabusunda Köy Enstitüleri Umut Oldu

Atatürk'ün fikriyle 1921 yılında ön çalışması başlatılan ve 1940 yılında hayata geçen köy enstitüleri tüm dünyaya örnek olacak ve ülkemizi kurtaracak çok önemli bir projeydi. 

Tüm dünyanın savaştığı corona virüsü salgınında köy enstitüleri umut olarak 80 yıl sonra karşımıza çıkıyor

Corona virüsü ve açlık korkusuyla insanlar marketleri yağmalarken, Köy Enstitüleri 80. kuruluş yıl dönümünde dünyanın yeni umudu oldu. ABD, Hindistan, Kore, Venezuela gibi 100'ün üzerinde ülke "Atatürk Modeli" diye tüketimden, üretim toplumuna geçiş için enstitüleri örnek alan uygulamalara başladı.

Türkiye’de 66 yıl önce kapatılsa da, Köy Enstitülerine dünyanın ilgisi artıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden Prof. Dr. Selahattin Turan ve dünyanın en büyük eğitim kurumlarından Hindistan’daki City Montessori School’un kurduğu Dünya Eğitimde Toplam Kalite ve Mükemmellik Konseyi (WCTQEE) Türkiye Genel Direktörü Doç. Dr. Hayal Köksal, gelişmeleri SÖZCÜ‘ye anlattı.


Prof. Turan

CORONA VİRÜSÜ TESTİ

Köy Enstitüleri eğitim modelinin değerinin, corona virüsü sürecinde bir kez daha anlaşıldığını söyleyen Prof. Dr. Selahattin Turan “Dünyada ABD’den Güney Kore’ye 100’ün üzerinde ülke, enstitülerin yaşayarak öğrenme ve üretim yönünü uygulamaya geçiriyor.


15 yılda 21 enstitü kuruldu.

Türkiye, üreten toplum için geçmişte başarıyla uyguladığı Köy Enstitülerini bir an önce geliştirerek, açmak zorunda” dedi.

“AKLI AŞAN İŞLER”

Prof. Turan, “Cumhuriyet’in ilk yıllarında, insan aklını bugün bile aşan işler yapıldı. Düşman, Polatlı’ya gelmiş ve Kurtuluş Savaşı devam ederken, Ankara’da Maarif Kongresi toplandı.


Türkiye’nin kurtuluşunu eğitimde gören Atatürk, cepheden gelip kongreye katıldı. Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar tam bağımsız yaşatacak milli bir eğitim sistemi kurulmasını istedi” dedi.


ENSTİTÜLER AÇILMALI

Turan şunları söyledi:

*Batı eğitim modelleri piyasa endeksli ve bireyi yüceltir. Köy Enstitüleri bireydeki tam bağımsız, eleştirel, yaratıcı düşünce becerisini öne çıkardı.


*Türk toplum yapısına en çok uyan okulların, ‘Komünist yetiştirildiği, kadın erkeklerin bir arada kaldığı’ gibi ön yargılı, bilimsellikten uzak ithamlarla yıpratılıp, kapatılması çok yanlıştı.

Hindistan'da imece halkaları

2002 UNESCO Barış Eğitimi Ödüllü Doç. Dr. Hayal Köksal ise “Bizim, kimseden almadık. Bizden alsınlar” diyen Hasan Ali Yücel'i hatırlatarak, “Köy Enstitüleri yabancı bilim insanı ve devletlerin ilgisini her zaman çekti. Türkiye'de eğitim fakülteleri de acil bu modele geçmeli” dedi.


Doç. Köksal

YOKSUL KALMAZDI

Doç. Köksal sözlerini, şöyle sürdürdü:

*Enstitüler kapatılmasaydı, köyden kalkınma büyük şehirlere göçü durdurur, yoksul insan kalmazdı.

*Türkiye, dünyadaki ilk 5 ekonomi içinde olurdu. Ülkemizin, gelişmesine vurulan en büyük darbe bu. UNESCO, kalkınmakta olan ülkelere, Köy Enstitülerini öneriyor


ENSTİTÜLERE BENZİYOR 

*Enstitülerin, sorun çözme modelinden ilhamla 18 yıl önce İmece Halkaları Sistemi geliştirdim. 30 ülke bunu öğrendi. Şimdi, eğitimdeki uygulamaları bizimle paylaşıyorlar.

*Hindistan'da köylüyü kalkındırmak için “Aware” adlı proje Köy Enstitülerine çok benziyor.

AFRİKA DA ÖĞRENİYOR


*Afrika'da ada ülkesi Moritos köylerinde de incelemeler yaptım. Bizim kadar detaylı köy ve ulus kalkındırma odaklı bir sistem, başka hiçbir ülkede yok. Türkiye'nin 6 yılda çöpe atıp, izlerini silmeye çalışması kayıp.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol