google-site-verification: google6827054ec461fa5a.html

Yeni bir eğitim öğretim yılı başladı. Özel gereksinimli çocuklarımız da okula başladılar.

Öğretmen haberleri ve gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Yeni bir eğitim öğretim yılı başladı. Özel gereksinimli çocuklarımız da okula başladılar. Durumu ortaya çıkaran şartlar tartışılabilir olmakla birlikte alan dışından ücretli öğretmenler, sertifika programlarıyla alana geçen meslektaşlarımız da özel gereksinimli öğrencilerimize tam zamanlı veya kısmi zamanlı ders vermek durumunda olabilirler.
Gün boyu veya destek eğitim odalarında belli sürelerle bu çocuklarımızla çalışmak zorunda olan arkadaşlar zaman zaman çaresizliklerini, bilgi eksikliklerini dile getiriyorlar. Sorular soruyorlar. Bir sohbet havasında aşağıya aldığım yazının faydalı olacağına inanıyorum.
Yazının sonuna okunmasının şart olduğunu düşündüğüm özel eğitim kitaplarının küçük bir listesini koydum.
Konuya bizim gözümüzle bakabilmeleri için bu ve benzeri kitapların okunması şart.
Doğru soruları sorabilmek, ilgili şeyleri araştırabilmek için bu kitapların okunması gerekiyor.
Kavram öğretiminde, okuma yazma öğretiminde, Sınıf kontrolünde başarılı olmak için, öğretim süreçlerini desenleyebilmek ve davranışçı bir bakış açısı kazanabilmek için yine bu kitapların okunması şart.

Normal kabul edilen zihinler için seslerin sembolik karşılığı olan harf dediğimiz şekilleri anlamlandırmak nispeten daha kolaydır.
Oysa zihinsel farklılığı olan kişiler için bizim harf dediğimiz şekiller, okuma yazma eylemi bir şey ifade etmeyebilir.
Buradan hareketle okuma yazma öğretimine başlamadan önce bu beceriler için gerekli olan ön koşul becerilerin varlığından emin olmalıyız.
En temelde şu söylenebilir taklit etme becerisi çok temel bir beceridir. Öğrencimizin bizi
taklit etmesi, öğrenme süreçlerine dahil olması için çok önemli.
Taklit becerisinin olmadığı bir çocukla herhangi bir şeyi çalışmak anlamsız olacaktır.
Sembolik algıyı geliştirmekte çok önemli. Yukarıda da dediğim gibi harfler aslında seslerin kağıt üzerinde sembolize edilmesidir. Bu duruma hazırlık olması için önce gerçek nesne ve canlıları resmetme, çizme çalışılabilir. Burada amaç güzel resim çizmek değil. Amaç “kuş, çanta, çiçek” gibi sözlü ifadesini dile getirdiğimiz nesne ve canlıları çizmek. Sözcüklerle, varlıklarla, kağıda çizilen şekil arasında bir ilişki kurma farkındalığı oluşturmaktır.
Kağıdı göstermek, kalemi göstermek, kalem tutmak, çizgi çizmek gibi ön koşul becerilerden bahsetmeye bilmem gerek var mı?
Yani hazır bulunuşluk, ön koşul beceriler bizim için çok önemli. Önce bunları gözlemlemeli gerekiyorsa önce bunları çalışmalıyız.
Ön koşul beceriler mevcutken bile öğrenme gerçekleşmeyebilir. Örneğin çocukla 2 yıldır okuma yazma çalışılmakta ama hala ilerlenememekte olabilir. Bu durumda olumsuz öğrenme yaşantılarının varlığı düşünülmelidir.
Günlük dilde söylemek gerekirse öğrenci ile öğretmen, öğrenci ile aile yüzgöz olmuş olabilir. Biz bu krizi, enkazı devralmış olabiliriz. Bu durumda okuma yazma çalışmalarına bir süre ara vermeli. Önceliğimizi öğrencimizle aramızdaki iletişimi tesis etmeye, sağlamlaştırmaya vermeliyiz. Çocuk bize alıştıktan sonra, kendisi için itici bir konu haline gelen okuma yazma çalışmalarından yeterince uzak tutulduktan sonra yani sakinleşince süreç yavaş yavaş, sezdirmeden, sevdirerek tekrar başlatılmalı.
Bilinmesi gereken bir konuda milli eğitim tarafından belirlenen harf verme sürecine bağlı kalmak zorunda olmadığımızdır. Normal kabul edilen gurupla “elat” vb şekline bir sıra izlenebilir. Biz özel gereksinimli çocuklarımızla bunları çalışmak zorunda değiliz. Biz daha çok görünüşü, veya sesi birbirine benzeyen sayı ve harfleri birbirinin ardından öğretmemeye dikkat etmeliyiz. Birde bir harfi rakamı kalıcılaştırmadan, akıcılaştırmadan genellemeden yenisine geçmemeliyiz. Bir öğrenci için kapalı hece sorun değilken bir öğrenci için ciddi sorun olabilir. Bu tür durumların tek bir reçetesi yoktur. Bireysel farklılıkları burada da dikkate almalı ve öğretim sürecini ona göre desenlemeliyiz.
Belki yukarda bahsetmem gereken bir konuydu. Okuma yazma çalışmalarının başında farkındalık oluşturmak için nesne kitapçığı oluşturabiliriz. Yada resimli bir kitaptan faydalanabiliriz. Önce biz resimli kitabımızı açar ve resimlere göre bir öykü uydururuz. Öğrencinin de aynısını yapmasını sağlayabiliriz. Öğrencimiz körse resimler yerine sayfalara nesneler yapıştırılabilir. Şeker, makarna, oyuncak gibi. Bu tür uyarlamalar yapmak bizim kabiliyetimizle, hayal gücümüzle sınırlı.
Öğrenci başlarda kağıda çizmeye, yazmaya ilgi duymayabilir. Kum havuzuna çubukla çizerek, duvarı, tahtayı tebeşirle çizerek ortamı, materyali genişletebilir, değiştirebilir, eğlenceli hale getirebiliriz.
Kalem kağıdın anlamlı olmadığı, öğrencimizin ilgisiz kaldığı durumlarda 3 boyutlu plastik veya ahşap harflerle, mıknatıslı harflerle çalışabiliriz. Hatta mıknatıslı harflerle buzdolabı üzerinde çalışmak eğlenceli oluyor. Ben görme engelli bir baba olarak gören kızlarıma okuma yazma öğretirken 3 boyutlu plastik harflerden ve mıknatıslı harflerden çok faydalandım.
Bilinmesi gereken bir konu da tüm çaba ve çalışmalara rağmen yıllar sonra çocuğumuz okuma yazma öğrenememiş olabilir. Alternatif bir bilgi edinme yolu olarak dinleme becerileri çalışılmalıdır. Voice Dream, @Voice Reader gibi ios ve android uygulamaları, Balabolka gibi Windows uygulamaları göremediği için basılı materyali okuyamayan kişiler tarafından tercih edildiği gibi; özgül öğrenme yetersizliğinden dolayı okuma becerisini anlamlı bir şekilde gerçekleştiremeyen kişiler tarafından da tercih edilmektedir. Şunu demek istiyorum. Alternatif yazılım ve donanım desteği de göz ardı edilmemelidir. Yazı yazma eylemi kalem kağıtla yapılacak diye bir kural yok. Dokunmatik ekranda sanal klavyeyle yazılabilir. Fiziksel klavyeyle yazılabilir. Tebeşirle tahtaya çizilebilir. Çubukla toprağa çizilebilir. Yani normları normal kabul etmekten, sıradanlıktan uzak bir bakış açısıyla mesleğimizi yapmalıyız.
Aile bilinçli ve yeterliyse sürece dahil edilmeli; kapasite vb şartlar uygunsa aile eğitilmeli; bunun mümkün olmadığı durumlarda ise aile bu işten uzak tutulmalıdır. Zira yanlış öğrenme, olumsuz öğrenme yaşantıları işimizi daha da zorlaştırabilir.

Kitap: Özel Eğitimde Yanlışsız Öğretim Yöntemleri
Yazar: Elif Tekin - Gönül Kırcaali
Kitap: Özürlü Çocuklara Kavram Öğretimi
Yazar: Doç. Dr. Gönül Kırcaali-İftar, Ar. Gör. Bünyamin Birkan, Ar. Gör. Ayten Uysal
Kitap: Oyun Temelli Etkinlikler
Yazar: Arzu Özen Özel
Kitap: İşlevsel Değerlendirme
Yazar: Doç.Dr. Dilek Erbaş - Prof.Dr.Gönül Kırcaali İftar - Doç.Dr. Elif Terin İftar
Kitap: Aile Eğitimi
Yazar: Nihal Varol
Kitap: Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Temelleri ve Geliştirilmesi
Yazar: Mehmet Özyürek
Kitap: Birlikte ve Aile Eğitiminin Etkinliği
Yazar: Mehmet Özyürek
Kitap: Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi
Yazar: Mehmet Özyürek
Kitap: Olumlu Sınıf Yönetimi
Yazar: Mehmet Özyürek
Kitap: Özel Gereksinimli Çocuklar Ve Özel Eğitime Giriş
Yazar: Ayşegül Ataman
02.10.2019
Mahir SAYGI

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol