ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARININ TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ ve MİLLİ GÜVENLİKTEKİ MEVCUT YERİ

Sayın Cumhurbaşkanımız,

Gerek 15 Temmuz hain girişimi sürecinde gerekse daha önceki süreçlerde, doğal olarak bu terör odaklarının halkı etkilemekte kullandıkları ve çok büyük finansman kaynağı sağladıkları işletmeler Öncelikle Özel Okullar, Özel Öğrenci Yurtları ve Özel Dershaneler olmuştur. Zat-ı âlinizin bu konuyu fark etmesi ve Devletin gerekli kademelerini bu konuya yönlendirmeniz sayesinde bu sektör tamamen bu musibetten temizlenmiş durumdadır. Hem bir vatandaş olarak hem de bu sektördeki müteşebbisler olarak sizden istirhamımız değerli vaktinizden birkaç dakika ayırarak, ülkemizin ekonomisi ve güvenliği için önemli gördüğümüz bu noktaları değerlendirmeniz.

Bu konuda en tehlikeli kurumlar gencecik körpe beyinler ile en çok vakti geçiren Özel okullar ve Özel Öğrenci Yurtlarıdır ki bu konuda gereken tedbirlerin alındığını duymakta ve görmekteyiz. Bunlardan sonra gelen ise Milli Eğitim Bakanlığının verdiği Ruhsat ile açılan biz Özel Öğretim Kurslarıyız. Her bir kurumun açılmasında tüm kurum ortakları ve çalışanları geniş çaplı güvenlik soruşturmalarından geçmekte, şu an için 70 Bin civarı insana ekmek kapısı olmakta ve devlete yıllık 1,500,000,000 TL civarı vergi ve prim ödemekteyiz. Dershanelerden kurtulma acelesi ile açılan bu kurumlar ülkemizi dershanelerin elinden kurtarmıştır lakin bu süreç eksik kalmıştır. Şuan tek ders kursu olarak faaliyet gösterilirken pek çok aksaklık ve verimsizlikler de gerçekleşmektedir. Bu sebeple sektörümüzün devletin desteğine ihtiyaç duyduğu aşikârdır. Gerek aşağıdaki maddelerde kısaca özetlemeye çalıştığımız gerekse de ekteki tabloda özetlemeye çalıştığımız dönüşümler sayesinde bu sektördeki kayıt dışılıklar ortadan kalkacak, istihdam genişleyecek ve devletimize olan ekonomik desteğimiz artacaktır.

Lütfen Devlet meselelerine adadığınız değerli vaktinizden bize de birazcık ayırınız, bizler de devletine bağlı, ülkesi için üretebilen genç beyinlerin yetişebilmesi için mücadele veren insanlarız.

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARININ
TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ ve MİLLİ GÜVENLİKTEKİ MEVCUT YERİ

Özel Öğretim Kursları mevcut eğitim sisteminin tamamlayıcı bir unsuru değildir. Okulların verdiği eğitimi tamamladığı iddiasında değildir. Kurslar vatanımızın içinde bulunduğu ekonomik, coğrafi ve sosyolojik şartların doğal sonucu olarak eşit olanaklara sahip olamayan orta ve alt gelir grubundaki ailelerin çocuklarının umut kaynağıdır. Ve hatta her kurum en az öğrenci sayısının %3 kadar ücretsiz öğrenci okutmaktadır. Bu oran zaman zaman Resmi Okullardan ve Milli Eğitim Müdürlüklerinden gelen talepler doğrultusunda artmaktadır. 2023 vizyonu sayesinde bahsettiğimiz eşit şartlar sağlandığında, kurslar sistem içerisinde kendiliğinden zaten ortadan kalkmış olacaktır.

(2) Özel öğretim Kursları Öğrenci veya velilerin bir tercihidir. Herhangi bir zorunluluk değildir. Hiçbir aile çocuğunu bu kurslara yollamak zorunda değildir. Ancak özel olarak hizmet almak isteyen veliler çocuklarını bu kurumlara göndermektedir. Dolayısı ile nasıl ki özel hastaneler, yardıma muhtaç hastalara; Ticari Taksiler, yolculara; Özel Okullar, zorunlu eğitimini almakta olan öğrencilere ücreti dahilinde özveri ile yardımcı oluyor, hizmet sunuyor ise Özel Öğretim Kursları da talep eden öğrenci ve velilere bu konuda hizmet vererek yardımcı olmaktadır. Hatta gerek %3 lük zorunlu ücretsiz kontenjan dâhilinde gerekse Bursluluk sınavları neticesinde veya Resmi Okulların başarıya dayalı ve eğitsel tavsiyeleri üzerine başarılı öğrencilere ücretsiz eğitim hakkı sunarak fırsat eşitliğine özverili katkılar yapmaktadır.

FETÖ operasyonları öncesinde Devletimiz için çirkin planları olan şer odaklarının, terör oluşumlarının toplandığı bir sektördü öncelikle Özel Okullar sonra Özel yurtlar ve en son olarak da dershaneler. Lakin 15 Temmuz hain girişimi sonrasında 3 yıldır uygulanan yasal düzenlemeler sonucunda şuan her bir özel kursun kurucu ve tüm ortakları ve tüm personelleri Emniyet Müdürlükleri tarafından çok ciddi ve uzun süren güvenlik soruşturmalarından geçmektedir. Tıpkı özel okullar gibi artık kurslar da devletimizin tam denetimi altında temiz ve sağlıklı hizmetler vermektedir.

Ekonominin en temel prensiplerinden biri olarak “her talep kendi arzını oluşturur” ve Özel öğretim Kurslarının önü açılmadığı ve gelişmeleri Devletimiz tarafından desteklenmediği takdirde, bu gençler, her türlü terör örgütünün bağrına yollanmış olacaktır. Şuan Milli Eğitim Bakanlığının Denetim ve gözetiminde yapılan bu eğitimlerin daha da sıkı denetimlerle yasal zeminlerde ve doğru eller tarafından sürdürülüyor olması devletimiz tarafından sağlanmalıdır.

Tablo-1 de görüleceği gibi Dershanelerin kapatılması sürecinden itibaren sektörümüzdeki katma değerler azalmakta, hatta farkında olunmasa da 2017 yılında getirilen bilim grubu sınırlaması ile de kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ekonomi körüklenmiş olmaktadır. Oysaki bizim önerdiğimiz şekilde 1. Sınıftan 12. Sınıfa kadar ve Liseden mezun öğrencilerin eğitim olanağı bulacağı Fen Bilimleri Akademileri ve Sosyal Bilimler Akademilerine dönüşümümüz sağlanırsa Tablo-1 de görülen vergiler ve harçlar ülke ekonomisine katılmış olacak, işsizlik oranları düşecek ve her şeyden önce yüzbinlerce mutlu ve çalışan vatandaş desteklenmiş olacaktır.

2014 yılında Dershanelerin kapanması sürecinde Maliye Bakanlığının Özel Okul ve Özel Dershanelerden almakta olduğu yıllık ruhsat harçları da kaldırılmış ve halen de tekrar yerine eklenmemiştir. Ülkemiz pek çok dış sebepten kaynaklı ekonomik sıkıntılarla baş etmeye çalışırken, sektörümüzün sıkıntılarını giderebilecek Tablo-1 de önerdiğimiz kurumlardan sağlanabilecek çok da küçümsenmeyecek gelir kalemlerinin Ülke ekonomisine katılmasının faydası görmezden gelinmemelidir.

Resmi okullarda düzenlenen Destekleme Kursları olması gereken önemli ve faydalı girişimlerdir, bizler de çoğu zaman hayranlıkla izlemekteyiz lakin bu kursların Milli Eğitim Bakanlığı ve dolayısı ile hazineye çok büyük yükü olmaktadır. Tahmini hesaplamalarımıza göre devletimiz tarafından büyümesi sağlanamayan Özel Öğretim Kursları devreden çıkarsa takviye kurslarının devlete yıllık ortalama maliyeti fazladan 1,500,000,000 TL civarında olacaktır. Bunun yanında bu maliyetlere rağmen bir türlü istenen başarı ve planlanan katılım oranı sağlanamamaktadır. Bunun en temel sebebi ise 2. Maddede de açıklandığı gibi insanların özel hizmet alma arzularıdır. Yine örneklemek gerekirse genellikle en başarılı hekimler Devlet Hastanelerinde olmasına karşın, bütçesi uygun olan hastalar Özel hastaneleri tercih ederler. Çünkü onlar öncelikle ayrıcalıklı ve kaliteli hizmeti satın almak isterler ve sırf bu arzuları sayesinde ülke ekonomisine katkıda bulunmuş olurlar.

Sayın Cumhurbaşkanımız,

Biz Özel Öğretim Kursları platformu olarak sektörümüzün sıkıntılarını ve bu sıkıntıların bu gün değilse bile yakın gelecekte ülkemizin genel sıkıntılarına katılma riski olan potansiyel sıkıntılara dikkat çekmek istedik. Bu sıkıntıları engelleme veya ortadan kaldırma noktasında her türlü maddi ve manevi özveriye hazır olduğumuzu belirtmek istedik. Aynı zamanda Platform olarak kurduğumuz mevzuat geliştirme birimimiz de makamınızın veya görev vereceğiniz bir makamın uygun gördüğü ve görev verildiği takdirde Tablo-1 de bahsi geçen kurumları hayata geçirebilecek olan yasal düzenlemelerin hazırlanmasında katkıda bulunmaya gönüllüdür.

TÜRKİYE ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI PLATFORMU.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol