Orhan Erdem, MEB'in 2002´de eğitime ayırdığı kaynağın 11 milyar lira olduğunu, 2018´de bunun 134 milyar 707 milyon liraya ulaştığını belirtti

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem: MEB  2002'de eğitime ayrılan kaynağın, 11 milyar lira olduğunu, 2018´de bunun 134 milyar 707 milyon liraya ulaştığını belirtti
 

Erdem, Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS) desteği ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) katkılarıyla Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı´nda üçüncüsü düzenlenen Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi´nin açılışında, eğitimin yaşayan, dinamik ve sürekli gelişmeye açık bir süreç olduğunu söyledi. Erdem, üniversitelerin de eğitimin en dinamik safhası ve dünyaya katma değer sağlayacak eğitim kurumları olduğunu anlattı.

Üniversiteler sayesinde bilimsel araştırmanın önünün açıldığını dile getiren Erdem, "Günümüzde hızlı bir değişim ve gelişim süreci yaşayan üniversitelerimiz, ulusal sınırlarını aşan bir rekabet ortamında büyümeye ve gelişmeye çalışmaktadır. Bu süreci iyi anlamak ve iyi yönetmek için üniversiteye artan bir dikkatle yeniden bakmak, yükseköğretim camiasından ve camia dışından gelen değerlendirmeleri dikkatle okumak, hatta üniversitelerimizi yeniden keşfetmeye çalışmak gerekiyor." diye konuştu.

Erdem, Türkiye´nin, Avrupa´da eğitime en fazla kaynak ayıran ülke konumunda olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Hükümetimiz bütçemizden aslan payını eğitime ayırmaktadır. 2002´de Türkiye´de milli güvenliğe ayrılan bütçe en yüksekken, 2002´den sonra en büyük bütçe Milli Eğitim Bakanlığına verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığının 2002´de eğitime ayrılan kaynağı 11 milyar lira iken, 2018´de bu kaynak 134 milyar 707 milyon liraya ulaştı. Bu bütçeye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, okulların yapımına katkı veren hayırseverler, il özel idareleri katkısı, projeler, okul aile birliklerinin gelirleri ve birçok katkıyı da ilave ettiğimizde 150 milyar lirayı aşmaktadır. 2003´ten günümüze kadar Türkiye genelinde yaklaşık 60 milyar lira eğitim yatırımı yapıldı. Bütün bu yatırımlar, fırsat eşitliğine dayalı, kaliteli bir eğitim için yapılmıştır."

Milli Eğitim Bakanlığının ilkokul, okul öncesi, ortaokul ve lisede 18 milyon öğrencisi bulunduğunu, bunun yanı sıra 976 bin Suriyeli öğrenci olduğunu kaydeden Erdem, "Milli Eğitim Bakanlığı, 2002´den bu yana tüm kurumlarıyla çok önemli başarılara imza attı. Bakanlık her yıl Türkiye´den bin öğrenciyi dünyanın farklı üniversitelerine yüksek lisans ve doktora için gönderiyor." dedi.

Erdem, FETÖ´nün dünyadaki eğitim yapılanmasına dikkati çekerek, katılımcılara yönelik, "Türkiye´nin ve dünyanın başına bela olacak bu yapının eğitim kurumlarına ve idarecilerine lütfen itibar etmeyin. Hain bir örgüttür, eğitime hizmet altında nereye hizmet ettiği belli olmayan kurumlardır." dedi.

Erdem, Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS) desteği ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) katkılarıyla Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı´nda üçüncüsü düzenlenen Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi´nin açılışında, eğitimin yaşayan, dinamik ve sürekli gelişmeye açık bir süreç olduğunu söyledi. Erdem, üniversitelerin de eğitimin en dinamik safhası ve dünyaya katma değer sağlayacak eğitim kurumları olduğunu anlattı.

Üniversiteler sayesinde bilimsel araştırmanın önünün açıldığını dile getiren Erdem, "Günümüzde hızlı bir değişim ve gelişim süreci yaşayan üniversitelerimiz, ulusal sınırlarını aşan bir rekabet ortamında büyümeye ve gelişmeye çalışmaktadır. Bu süreci iyi anlamak ve iyi yönetmek için üniversiteye artan bir dikkatle yeniden bakmak, yükseköğretim camiasından ve camia dışından gelen değerlendirmeleri dikkatle okumak, hatta üniversitelerimizi yeniden keşfetmeye çalışmak gerekiyor." diye konuştu.

Erdem, Türkiye´nin, Avrupa´da eğitime en fazla kaynak ayıran ülke konumunda olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Hükümetimiz bütçemizden aslan payını eğitime ayırmaktadır. 2002´de Türkiye´de milli güvenliğe ayrılan bütçe en yüksekken, 2002´den sonra en büyük bütçe Milli Eğitim Bakanlığına verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığının 2002´de eğitime ayrılan kaynağı 11 milyar lira iken, 2018´de bu kaynak 134 milyar 707 milyon liraya ulaştı. Bu bütçeye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, okulların yapımına katkı veren hayırseverler, il özel idareleri katkısı, projeler, okul aile birliklerinin gelirleri ve birçok katkıyı da ilave ettiğimizde 150 milyar lirayı aşmaktadır. 2003´ten günümüze kadar Türkiye genelinde yaklaşık 60 milyar lira eğitim yatırımı yapıldı. Bütün bu yatırımlar, fırsat eşitliğine dayalı, kaliteli bir eğitim için yapılmıştır."

Milli Eğitim Bakanlığının ilkokul, okul öncesi, ortaokul ve lisede 18 milyon öğrencisi bulunduğunu, bunun yanı sıra 976 bin Suriyeli öğrenci olduğunu kaydeden Erdem, "Milli Eğitim Bakanlığı, 2002´den bu yana tüm kurumlarıyla çok önemli başarılara imza attı. Bakanlık her yıl Türkiye´den bin öğrenciyi dünyanın farklı üniversitelerine yüksek lisans ve doktora için gönderiyor." dedi.

Erdem, FETÖ´nün dünyadaki eğitim yapılanmasına dikkati çekerek, katılımcılara yönelik, "Türkiye´nin ve dünyanın başına bela olacak bu yapının eğitim kurumlarına ve idarecilerine lütfen itibar etmeyin. Hain bir örgüttür, eğitime hizmet altında nereye hizmet ettiği belli olmayan kurumlardır." dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol