OKULLAR AÇILIR ve HERKES ÖĞRETMEN OLUR!!!

Okullar açılır açılmaz tüm anneler babalar gibi öğretmenlik mesleği ile ilgili herhangi bir bilgi birikimi olmayan ve bu konuyla ilgili bir eser dahi okumayan bir çok meslek erbabı birden öğretmen oluveriyorlar. Sınıf içinde işini yapmaya yetkili olan öğretmenin karşısına bir anda sınıf mevcudu kadar öğretmen çıkıyor. Sınıf yönetiminden öğrenci psikolojisine, müfredattan çeşitli etkinlik faaliyetlerinin içeriğine kadar her alanda uzman olup öğretmenin mesleğine ortak oluveriyorlar. Müfredatın içeriğinden bihaber ebeveynler nelerin gerçekleştirileceği hangi hedeflerin olduğu konusunda bilgi sahibi olmadan hareket ediyorlar. Bu boş cüzdan ile saray satınalmaya gitmek gibi bir şey.
Öğrenci velilerinin bilinçsiz tutumu ve bilgiçliği hem çocuklarımıza olumsuz yansıyor hem de öğretmenin performansını olumsuz etkiliyor. Öğretmenin veliye karşı bir mücadele içerisine girdiğinde kendisine teslim edilen çocuklarımızın geleceği ile ilgili yapacaklarına eksik kalıyor. Öğrenci velisinin çocuğunu okula teslim ettikten sonra hiçbir kaygısının olmaması gerekiyor. Ancak bu kişiler çocuğu hasta olup doktora götürünce doktor olamıyorlar. Bu kişiler sıva yapılacak mala aletini kullanmayı bilmediği halde eğitimci olabiliyorlar. Ama inşaatın yapımını gerçekleştiren inşaat mühendisi ve kalfa olamıyorlar. Öğretmenin öğrenci ile ilgili kararlarında müdahil olup karşı karşıya gelen ebeveynler doktorun çocukların hastalığında vereceği ilaçla ilgili veya tedavi yöntemi ile ilgili konularda boyun büküp rıza gösteriyorlar. Doktorun ilacının kullanıldıktan sonra yan etkisi veya mevcut hastalığı gidermediğini görünce yine doktoruna giderek durumu izah ediyor. Kavgaya gürültüye başvurmuyor. İşte eğitimde yetkili olan öğretmenler kendisine her konuda destekçi olabilecek ebeveynlerin yaklaşım tarzı öğrencinin olumlu davranış geliştirmesinde önemli rol oynadıkları bilincini gözardı ediyorlar. İşbirliğinin olması gerekirken birden bire duygusal tavırlar içerisinde öğretmenle çatışma haline girebiliyorlar. Mühendis anne baba, doktor anne baba, inşaatçı anne baba, ev hanımları, okuma yazma bilmeyenler, işçisi, köylüsü, fotoğrafçısı, yazarı çizeri okullar açılınca öğretmenlik moduna giriyorlar. Bu iş için yetişip sınıflarda çocuklarımızın geleceğini tayin edecek müfredatı uygulayacak olan öğretmenler sınıf içinde öğrenci ile ilgili alınacak kararlarda atıl duruma düşüyorlar. Daha sonra bu eksikliklerin tamamlanması için öğrenci velileri kurs, özel öğretmen ve çeşitli uzman arayışına girmektedir. Eğer ki öğretmen sınıfta öğrenci ile başbaşa kalmış olsa her şey yolunda olacak. Çocuğun okulda yeterli eğitimi almadığını düşünen ebeveyn gereksiz yere çocukların zamanını kurslarla doldurmaya çalışması çocuklarımızın ruh sağlığını bozmaktadır. Neslimizin neden istikametini şaşırdığı konusunda en güzeli ip ucuda budur. İki rehberli öğrenci yetişmez. Aile, okul ve çevre bütünlüğü aynı istikamete gitmediği sürece yanlışlar daha fazla olacak ve olumsuzluklar çocuklarımız da travmalar yaratacaktır.
İşte Öğretmenin sınıf içerisinde çocuklar için uygulayacağı programın engellenmesi çocuklarımızın maalesef bir boşluk içerisine düşmesine Neden olmaktadır. Eğitimde otorite bir tane olmalıdır. Bu otoritenin sağlanması için öncelikle öğrenci velilerinin bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Eğitim de öğrenci velisinin nerede duracağı ile ilgili bilgilendirme sağlıklı bir gelişimi ortaya koyacaktır. Nerede eğitimine dahil olacağı ve hangi alanda anne babaların daha etkin olacağı kesinlikle onlara hatırlatılması gerekir. Okul hayatın kullanma kılavuzunın öğretildiği yerlerdir. İşte bu kılavuzu da müfredat net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu müfredatın uygulanmasında yetkili kılınan öğretmenin işine müdahale edilmemelidir. Çünkü eğitim sürecine öğretmenin dışında eğitim lideri okul müdürü ve rehberlik faaliyetlerine yön verecek birimler ve destek unsurları bellidir. Artık bunların dışında eğitim teknolojisi de önemli rol oynamaktadır. Okuldaki müfredatın uygulanmasından sonraki süreçte öğrenci velilerinin çocuklarını kontrol ve denetimi bu manada çok önemlidir. Şayet bu gerçekleştirildiği taktirde sağlıklı bir neslin ortaya çıkar ve gelecekte iyi bir birey olur, yapacağı mesleğin kriterlerinde dürüstlüğü ve adaleti ortaya koyacağı bir gerçektir.
Vücudumuzu örnek gösterecek olursak kalbin işi bellidir, beynin işi bellidir, gözün, ayağın,elin, kulağın işi bellidir. Toplumda da her meslek erbabının da işi bellidir. Bırakalım alanında yetkili olanlar İşini düzgün yapsın. Her şey saygı duymaktan ve güvenden geçer.
Öğretmenlerimiz sabırlı, fedakar ve Türk milletinin geleceğine sadakat gösteren anlayışın mensubudur.
Endişe etmeyin lütfen.
Sağlıcakla kalın.
İhsan Koç / Eğitimci

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol