Öğretmenlik, yöneticilik yaptığım yıllarda, bütün çocuklar gittikten sonra çöp kutusunu karıştırırdım.

Öğrencilerin buruşturup attıkları, bu olmamış dedikleri, beğenmedikleri, göstermeye çekindikleri... Bazılarını alıp saklardım. Bugün bir ressamın, bir şairin, bir yazarın geçmiş yıllara ait karalamalarını, çizimlerini bulduğumuzda hazine bulmuş gibi seviniyoruz ya, sınıfların çöp kutuları da hazine sandığıydı benim gözümde. Bir şeyle meşgul olurken odaklanmak için yapıyor insan bu karalamaları. Biz karşıdan bakınca sıkılıyor, dinlemiyor sanıyoruz ama kalemi tutan konsantre olabilmek için yapıyor bu çizimleri. Yani çöpe atılıp gidenler zihnin iz düşümleri. Görene, görmesini bilene...
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol