ÖĞRETMENLİK DAMARIM TUTTU

ÖĞRETMENLİK DAMARIM TUTTU

Bugün Abbas Güçlü'nün"Sahipsiz Eğitim"diye internette dolaşan bir yazısını okudum.Olay şu:İstanbulda başarılı bir matematik öğretmeninin yaptığı projeler karşılığında yöneticilerinden gerekli desteği görmediğini hatta öğrencilerinin bölge birincisi olduğu halde sahipsiz kaldığını vurgulamaktadir
Bu görüşe tamamen katılmamakla birlikte haklılık yönünün de olduğu kanaatindeyim.12 yıllık Ankara gibi büyük bir ilde Milli Eğitim Müdür yardımcılığı yaptım. Tabiiki bu dönemde bazı tecrübeler kazandım. 
Yönetimin bilmediği çok sayıda başarılı öğretmen var.Bu öğretmenlerin bir çoğu gösteriş hevesi olmadığından kendi kaderleriyle başbaşa öğretmenlik yapıyor. Iltifat ve takdir edilmedikleri için zamanla körleşiyorlar yöneticilik vasfi olmayan bazı yöneticik de bu öğretmenlerin başarılarını kıskanıyorlar. Bugün ki sistemde bazende çok çalışmak insanın başına bela olabiliyor.
2.Mevcut sistem görüleni değerlendiriyor bilinmeyen ve görünmeyen den haberi olmuyor.Bu bakımdan bazı öğretmenler yönetimle iyi ilişki kuruyorlar sistem onlara odaklanıyor diğerlerini görmüyor. Memuriyet hayatımda okulları gezerken çok kabiliyeti öğretmenlerle karşılaştım. Mümkün mertebe onlara yardımcı oldum. İçlerinden profesyonel sunucular çıktı. Kimbilir karsilasmadiğimiz nice cevherler var.Hatta Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünde öyle öğretmenler var ki Bir"EğitimFakültesini"ni rahatlıkla sevk ve idare edebilir.
3.Öğretmen ve oğrencinin başarısını ilk gören okul müdürüdür bu bakımdan müdürlere çok görev düşüyor. Müdür seçimi çok önemlidir. Şimdiki sistem bu açıdan tartışılır. 
4.Her Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde bilimsel ve sanatsal başarıları takip eden bir "Gözlem heyeti" oluşturulmalı bu heyet bütün okulları tarayarak başarıları tesbit edilmelidir.Yoksa yabancılardan bilgi ve teknoloji ithal ederek bu işin içinden çıkamayız.

Ulvi Kabakçı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13