Mutlu Öğretim ve Mutlu Öğrenim: Finlandiya’nın Başarısının 13 Sırrı

1) Oyuna çok fazla önem verilmesi
Finlandiya’da insanlar çocukların oyun, hayal gücü ve kendi kendilerine keşif vasıtasıyla öğrendiklerine inanıyorlar, bu yüzden öğretmenler çocukların sadece oyun oynamalarına izin vermekle kalmıyor, oyun oynamaları için onları teşvik de ediyor. Özellikle erken yaşlarda kişiliğin bütüncül gelişimi oldukça değer verilen bir şey. Lise çağında bile öğrencilerin öğrenci merkezinde langırt veya video oyunları oynadıklarını görebilirsiniz.

2) Sonuçları öğrencilerin hayatlarında belirleyici olan standardize sınavların olmaması
Fin okulları sınavlara hazırlanmak için ne kadar çok zaman ayrılırsa, serbest düşünme ve sorgulama için o kadar az zaman kalacağına inanıyorlar. Öğrencilerin mesuliyetleri sınıf düzeyinde öğretmenler tarafından ölçülüyor.

3) Güven
Bu belki de gözlemlediğim en büyük farktı. Fin hükümeti belediyelerine, belediyeler okul yöneticilerine, okul yöneticileri öğretmenlere, öğretmenler öğrencilere güveniyor ve buna karşılık anne-babalar ve aileler öğretmenlere güveniyor. Resmi bir öğretmen değerlendirme sistemi bulunmuyor. Öğretmenler, Amerika’daki doktorlara benzer şekilde, güven duyulan profesyoneller.

4)Okullar birbiri ile rekabet etmiyor
Bütün okulların iyi olması gerektiğine inandıklarından okul değerlendirmesi yapmıyorlar. Okulların rekabetçi olmayan yapısı da okul seçme programlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırmış oluyor.

5)Olağanüstü derecede iyi, öğretmen hazırlık programları
Finlandiya’da öğretmenlere bu kadar güven duyulmasının bir sebebi de öğretmen olmanın son derece titiz ve prestijli bir süreç olmasıdır. Eğitim fakültesine sadece en iyilerin en iyileri kabul ediliyor. Yüksek test sonuçlarına sahip olmanın yanı sıra, adaylar onların fazilet, tutku ve pedagojik bilgilerini soruşturan bir mülakatı da geçmek zorundalar. Üniversiteler öğretme mesleği için en uygun adayları bulmayı taahhüt ediyorlar. Programları araştırmaya dayalı ve öğretmenler yayımlanmış bir tezle birlikte master düzeyinde mezun oluyorlar.

6) Kişisel zaman oldukça değerli

Her 45 dakikada bir, öğrencilerin yasal olarak 15 dakika serbest zaman geçirme hakkı var. Finliler, öğrencilerin derse katılım ve öğrenme kapasitelerinin gevşeme ve yeniden odaklanma şansı bulduklarında en başarılı olduğuna inanıyorlar. Dolayısıyla, oyun oynama, konuşma veya hatta sessizce okuma ihtiyaçlarının kısa süre içinde karşılanacağını anlayan öğrenciler ders saatinde üretken bir şekilde çalışıyorlar. Sık sık dışarı çıkmak daha fazla fiziksel aktiviteyi de teşvik ediyor.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol