MEZUNLARINI MESLEKLERİNE HAZIRLAMA BAKIMINDAN İLAHİYAT FAKÜLTELERİNİN EĞİTİM PROGRAMLARININ 'YETERLİLİĞİ VEYA YETERSİZLİĞİ'

Öğrencileri bakımından ilahiyat fakülteleri Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında verilen Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi, Seçmeli Temel Dinî Bilgiler, Seçmeli Peygamberimizin Hayatı, Seçmeli Kur'an-ı Kerim, İkinci Yabancı Dil Arapça dersleri için öğretmen yetiştirmektedir. İmam Hatip Liseleri için ise Mesleki Arapça, Kur'an-ı Kerim, Akaid, Fıkıh, Hadis, Dinler Tarihi, Kelam, Tefsir, İslâm Kültür ve Medeniyeti, Hitabet ve Mesleki Uygulama, Siyer, Mezhepler Tarihi, Kelam, Fıkıh derslerini öğreten meslek dersleri öğretmeni yetiştirmektedir. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığına imam, müezzin, vaiz, manevi danışman, Kur'an kursu hocası, yurt dışı din görevlileri ile Diyanet İşleri Başkanlığının yönetici karolarına eleman yetiştirmektedir. Kur'an Kursu hocaları ise 4-6 yaş aralığındaki okul öncesi çocuklarına, hafızlık yapan gençlere ve 20-75 yaş aralığındaki yetişkinlere hizmet sunmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığının yeni bir hizmeti olan manevi danışmanlar ise daha çok cezaevlerinde tutuklulara, hastanelerde hastalara veya hasta yakınlarına, huzurevlerinde yaşlılara, aile irşad bürolarında büyük ölçüde kadınlara ve Kredi Yurtlar Kurumu yurtlarında gençlere hizmet sunmaktadır.

Yukarıda sayılan kamu hizmet ve görevleri, bilginin yanı sıra çok farklı nosyon, beceri, yeterlilik ve yetkinlikler de gerektirmektedir. Hatta bazı görevler için kazanılan beceri ve yetkinlikler, bilgiden çok daha önemlidir. Mesela 4-6 yaş grubuna okul öncesi din eğitimi veren Kur'an kursu hocasının, aynı zamanda okul öncesi öğretmenin becerilerine ve yetkinliklerine de sahip olması gerekmektedir. Aile irşat bürosunda görev yapan manevi danışmanın ise, psikoloji, sosyoloji alanlarında birikim ve tecrübe sahibi olması, aynı zamanda Türk toplumunun yapısı ve toplumda yaşanan aile sorunlarına vakıf olması ve belli bir düzeyde terapistlerin sahip olduğu becerileri edinmiş olması gerekmektedir. Cezaevinde görev yapan manevi danışmanlar da, benzer şekilde suç ve suçun psikolojik ve toplumsal boyutları hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olması ve terapi yapabilmesi şarttır. Yine İlk öğretimde görev yapacak ilahiyat fakültesi mezunlarının mesleğini yetkin bir şekilde yerine getirebilmesi için belli düzeyde dinî bilgiye ve çok daha fazla sınıf yönetimi, etkinlik bazlı öğretme, interaktif öğretme, etkili iletişim gibi öğretmenlik mesleğinin nosyon, beceri ve yetkinliklerine sahip olması gerekmektedir.

İlahiyat Fakültesi Müfredatları Öğrencileri Mesleklerine Hazırlamamaktadır.

Durum böyle olmasına rağmen tüm ilahiyat fakülteleri neredeyse standart bir eğitim vermektedir. Bu program aşırı teori yüklüdür ve ders sayısı çok fazladır, bu derslerin mezunlarının yapacağı görevlerin gerektirdiği beceri ve yetkinliklerle ilişkisi ise çok zayıftır. Beklentinin yüksek olması sebebiyle mezun olan bütün ilahiyat fakültesi öğrencileri akademisyen olacağı varsayımıyla kurgulanmıştır. Hâlbuki ilahiyat fakültesi mezunlarının akademisyen olma oranı yüzde birin altındadır. Bu bakımdan mezunlarının büyük oranda din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği yapacağı düşünüldüğünde programın pedagojik becerileri geliştirmeye yönelmesi bir zorunluluktur. Son yıllarda verilen eğitimin uygulama yönünün ağırlık kazanmaya başlaması adına staj, 7+1 gibi uygulamalı eğitim modellerinin geliştiriliyor olması olumlu gelişmelerdir. Programların eski alışkanlıklar sürdürülerek her öğretim üyesinin kendi dersini daha önemli görmesi, ilahiyat fakültelerinin müfredatlarının gerçekçi olmayan yüksek beklentilere göre hazırlanması yerine öğrencilerin yapacağı mesleğin talep ettiği beceri ve yetkinliklere göre tasarlanması ve geliştirilmesi öncelikli bir ihtiyaçtır. Yine imamlık mesleğini yapacak bir mezunun Kur'an-ı Kerimi güzel okuması, yeterince sure ve dua ezberlemiş olması, ses terbiyesi, hitabeti, yetişkinlerle iletişim kurma becerileri ve şehirli kitleye hitap edebilecek kültürel alt yapıya sahip olması çok daha önemlidir. Program tasarım ve geliştirme sürecinde öğretim üyelerinin kanaatlerinden ziyade mesleği icra eden mezunların talep, tespit ve önerileri, mezunları istihdam eden Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığının ihtiyaçları, kanaatleri ve talepleri çok daha önemlidir.

İlahiyat fakültelerinin eğitim programlarının çeşitlendirilmesinde ve geliştirilmesinde yöntem de çok önemlidir. Çünkü her bir fakültenin insan kaynağı, birikimi, fizikî imkânları ve odak noktaları farklıdır. Fakülteler amaçları ve odaklarını tespit edip, mezunlardan hizmet alan vatandaşlardan, öğrencilerden ve öğrencileri istihdam eden ilgili kurumlardan geri dönüş alıp, geleceğe yönelik gerçekçi öngörülere dayalı eğitim programlarını tasarlayıp geliştirmelidir. Bu noktada oluşan evrensel kazanımlar da önemlidir. İki sene temel eğitimden sonra, mesleğin ihtiyaçlarına yönelik branşlaşma, sertifika programları, yan dal, çap ve özellikle manevi danışmanlık gibi çok daha üst düzey bilgi ve beceri isteyen meslekler için lisans sonrası yüksek lisans ve doktora programları sunulan çeşitli imkânlardır. Bu imkânları fakülteler ortak akıl oluşturarak birlikte değerlendirmek durumundadır.

Prof. Dr. Atilla Arkan-SETA

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol