MATEMATİK GERÇEĞİ VE ÇOCUKLARIMIZ

Matematiği öğretemiyoruz
Matematiği öğrenemiyoruz.
Matematikle ilgilenmiyoruz.
2 milyon civarında öğrencinin girdiği Alan Yeterlilik Testinden bile ortalama 5 net soru yapamıyoruz.
Lise son sınıfa kadar gelen ve 12 yıllık eğitim sürecinde bulunan öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğu belli ki 1 tane bile soru yapacak durumda değildir.
Bu öğrenciler aynı şekilde Fakülte veya Yüksekokul okumaktadır.
Ciddi anlamda Yüksek Lisans yapacak öğrenci bile bulunamamaktadır.

Böyle bir durumda hangi bilimsel çalışma yapılabilecektir?

Yeri geldiğinde veya diğer yazılarımızda matematiğin stratejik bir mesele olduğunu, matematik biliminin teknoloji açısından, savunma sanayi bakımından ve robotik kodlama anlamında olmazsa olmaz olduğunu sürekli ifade ediyoruz.

Matematik çalışmak için daha neyin olmasını bekliyoruz?

Buradan ortaya çıkan sonuç, biz çocuklarımızı büyütüyoruz ancak yönetemiyoruz. Bu yüzden doğrudan çocuklarımızla konuşmak ve durumu onlara izah etmek istiyorum.

ÇOCUKLARIMIZ VE GENÇLİĞİMİZDEN KENDİLERİ ADINA TALEPLERİMİZ

Sevgili çocuklar, kıymetli gençler; sizlere verdiğimiz çok büyük değerlerin yansıması olarak size hitaben yazdığım bu yazının amacı artık her meselenin çözümünü sadece sizde gördüğüm içindir. Hayata dair çözüm yolları tespit etmek ve uygulamak sizin için ağır bir yük değildir. Zaten başka alternatifiniz de yoktur.

Sizleri büyütmek, eğitmek ve yetiştirmek için acayip bir çaba içerisindeymişiz gibi göründüğümüze pek aldanmayın. Çünkü sizin gerçeklerinizle bizim dünyalarımız farklıdır. Biz büyükleriniz hep sizin adınıza projeler üretir, müfredatlar yapar, seçmeli-seçmesiz dersler belirler, sınav tipleri üretir, lüzumlu-lüzumsuz kitaplar belirler veya belirleyemez, yemekli- yemeksiz, çaylı-çaysız toplantılar düzenler ve büyük büyük işler yapıyormuş havasında oluruz.
Ancak çocuklarımız adına yaptığımız toplantı ve konuşmalarda niye toplandığımızı unutup konuşma şeklimizi ve üslubumuzu her ne hikmetse etrafımızda bulunan insanların konumuna göre veya genellikle de bizden beklenilen misyona göre ayarlamaya çalışırız. Bu sanal zorlanmadan dolayı bazen ne söylediğimizi, niye söylediğimizi ve ne söyleyeceğimizi de bilemeyiz. Bazen de saatlerce konuşmamıza rağmen aslında hiçbir şey konuşmadığımız gerçeği ile karşı karşıya kalırız.
Hal böyleyken bizden çok şey beklemeyin demek istiyorum.

Mademki iş başa düştü özellikle aşağıdaki uyarı ve taleplerimizi dikkate almanızı isterim.

1) Öncelikle eğitimin hangi kademesinde iseniz bulunduğunuz kademeyi ve bir sonraki aşamasını göz önüne alın ve irdelemesini yapın. 
2) Başarılı olmak en büyük arzunuz olsun. Bunun için de çalışmanın şart olduğunu bilin.
3) Saygılı, mütevazi, edepli ve adaplı olmak sizin değerinizi kat be kat artıracaktır.
4) Disiplinli olmak ve disiplin kurallarına riayet etmek başarınızı kolaylaştıracaktır.
5) Hayatın gerçekleriyle karşılaşmadan onun ne demek olduğunu anlayamazsınız. Anladığınız zaman da geç kalmış olacaksınız. Bu nedenle büyüklerinizin tecrübelerini dikkatle dinleyiniz. 
6) Matematikle aranızı iyi tutmaya çalışın. Matematik vefalı bir dost ve arkadaştır.
7) Ailenizin, güya sizleri korumak adına okula giderek yaptığı anlamsız kahramanlığı dikkate almayın. 
8) Okulunuzu sevin. Bunun bir zararının olmadığını hatta ne kadar önemli ve gerekli olduğunu göreceksiniz.
9) Derslerinizi mutlaka öğrenin. Öğrenmediğiniz bir dersten sizi geçirmek isteseler bile buna kesinlikle rağbet etmeyin. Çünkü öğrenmeden geçtiğiniz bir ders artık hayatınızda olmayacaktır.
10) Motive olmak için kendi geleceğinizi ve bilime yapabileceğiniz katkıları düşünün.
11) Size faydası olmayacak lüzumsuz işlerle uğraşmayı bırakın, enerjinizi ders çalışmaya verin, sabırlı ve sebatlı olun.
Prof. Dr. Mustafa Kandemir

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol