Harika Öğretimin Kuralları

Bu yüzden başlamak için on iki tane toplayacağımı düşündüm. “İyi öğretme” fikri, çeşitli şekillerde elde ettiğimiz bir fikirdir. O zaman, işte burada bir öğretmeni neyin harika kıldığına dair bir fikir edinirken göz önüne almamız gereken bazı kurallar. Dışarı çıkıp 15'ini de ekleyen harika illüstrasyon için Sylvia Duckworth'a teşekkürler .

Küçük adımlarla başlayın.
Mükemmel şeyler, küçük adımlarla başlayarak inşa edilir. Bu küçük adımlar öğretimde müfredat, ilişkiler ve portfolyo olarak kendini gösterir. Acele etmeyin, bu bir maraton; kısa mesafe koşusu değil.

Tek bir doğru yol olmadığını kabul edin.
Örneğin öğrenme modelleri artık yeni öğretme stratejisi kabul ediliyor.

Geleneksel olarak, öğretmenler “öğretmek” için “stratejilere” odaklanırlar: Çift taraflı/karşılıklı öğretim, okuma çemberi ya da diyalog gibi. Elbette bu yaklaşımlar da son derece değerli.

Ancak modern bir yaklaşım, ”öğrencilerin derste ne yaptığı” kadar öğrencilerin neye, ne zaman, nasıl ve neden ulaştığını da dikkate almalı. Özyönetimli öğrenme. Proje temelli öğrenme. Sorgulamaya dayalı öğrenme. Oyun temelli öğrenme. Bunlar en önemli stratejilerdir.   

Çevrenizdeki insanlara güvenin.
Herkesten önce de öğrencilerinize güvenin. Ancak ebeveynlere ve meslektaşlarınıza güvenmek de büyük önem taşıyor. İşler daima istediğiniz gibi gitmeyebilir, ama unutmayın; kontrol yalnızca sizde olduğunda katıldığınız ve hizmet ettiğiniz öğrenme ortamında büyük bir kapasite kaybı meydana gelir.

Merak her şeydir.
Öğrencilerinizi meraklandırmayı başaramıyorsanız, onlara başka bir şey öğretin. Öğretmeye dair düşünme sürecimde, merak duymanın ve öğrencileri meraklandıran unsurların aşamaları olduğunu fark ettim.  

İşverenler çalışanlarında riayet özelliği ararlar. İyi öğretmenler ise ilgili öğrenciler isterler. Ancak, mükemmel öğretmenler öğrencilerinde merak uyandırmanın bir yolunu – bir şekilde – bulurlar ve bu merakı kullanmayı iyi bilirler.

Deneyin. Deneyin. Deneyin.
Öğretmenlik bir zanaattır. Bu zanaatla oynayın. Bundan biraz daha fazla, ondan biraz daha az. Yeni bir öğreme aracı. Oradan başlamak yerine buradan başlayın. Onun yerine bunu deneyin. Bu yöntemi atıverin. Başka bir yönteme kucak açın.

Bu sayede içerikleri öğrencileriniz için taze tutmakla kalmayıp, değişen yeni dünyaya ayak uyduran etkili ve güncel bir eğitimci olabilirsiniz.

Standartlara bağlı kalmayın.
Neyin öncelikli olduğuna karar vermek önemli. Teknoloji mi, müfredat mı, standartlar mı yoksa öğrenciler mi? Bence ideal olan öğrenciler. İçeriği planlamanın onlarca yolu var. Ama esas önemli olan sınıftaki öğrenmenin ne kadar güçlü ve sürdürülebilir olduğu.

Öğretmek sürekli değişen bir eylemdir.
Teknoloji. Müfredat. Değerlendirme. Öğrencilerin değer sistemleri. Bunlar sürekli değiştiği için, sizin öğretme yönteminiz de bunlara bağlı olarak değişmeli.

Az ama öz açıklamalar yapın.
Açıklamalarınız kısa ve öz olsun. Az, daha fazladır!

Pedagojiyi iyi bilin.
Kafa karıştırıcı ve karmaşık arasındaki farkı bilin. Farklılaştırma ile kişiselleştirilmiş öğrenme arasındaki farkı da bilin. Proje temelli öğrenme ile projeler aracılığıyla öğrenme arasındaki farkı bilin. Zorluk ve titizlik arasındaki farkı bilin.

Standartlar ve müfredat arasındaki farkı bilin. Öğretme ile sorgulama arasındaki farkı bilin.

Öğrencilerinizin harika sorular sormalarına yardımcı olun.
Bunu onlara örnek olarak, not vererek; onları kutlayarak, yönlendirerek ve takdir ederek gerçekleştirebilirsiniz. Kısacası, gerçekten iyi bir sorunun ne anlama geldiğini anlamalarını sağlamak için ne gerekiyorsa yapın. (Bkz: Öğrencilerin Soru Sormalarını Teşvik Etmenin 5 Yolu) 

İlgi çekici olun.
Tahmin edilemez olun. Otoriteye meydan okuyun. Hem öğretme yönteminizle hem de öğretme dışındaki yollar aracılığıyla öğrencilerinizle bağ kurun. Derse eğlenceli ve enerjik bir şekilde başlayın – çılgın bir fikir, ilginç bir hikaye, harika bir şarkı ya da komik bir şaka ile mesela. 

Konu siz değilsiniz.
Bu yüzden ilgi odağı olmayın. Karizmatik öğretmenler harikadır – ve herkes onları çok sever – ama sesiniz ve kişiliğiniz sınıfın geneline “hükmediyorsa”, sınıfınızda denge yok demektir.

Konunuzu sevin.
Güncel kalın, değişiklikleri takip edin. Öğrettiğiniz içeriğin püf noktalarından, kestirme yollarından ve ilginç yönlerinden haberdar olun. Öğretmenlik yalnızca içerikle alakalı olmasa da, işlenen konularda uzmanlaşmak diğer her şeyi kolaylaştırabilir.  

Öğrencilerinizin en büyük destekçisi olun.
“Öğrencilerin iyiliği için sert olmak” bazıları için işe yarabilir belki, ancak öğrencileri çalışmalarından ötürü kutlamak herkes için işe yarar.

Unutmayın, öğrenmek değiştirir.
Edinilen bilgiler yalnızca akademik gelişime değil, kişisel değişimlere de yol açmalıdır. Öğrenmek, her öğrenci için kişisel değişimle sonuçlanmalı ve böylelikle toplumsal olarak sosyal değişim geçirmemizi sağlamalıdır.  

Harika okullar inşa edersek ve bu okulları son teknolojiler ve en iyi öğretmenlerle donatırsak, ancak buna rağmen öğrencilerimizi geleceğe dair umudu olmayan evlere göndermeye devam edersek – yoksulluğun, ırkçılığın, hoşgörüsüzlüğün, açgözlülüğün, kirliliğin, çevreye karşı duyarsızlığın olduğu; aidiyet duygusunun, tarihi mirasın, yerel veya dijital vatandaşlığın olmadığı toplumlardaki evlere – işte o zaman kurum/okul merkezli bir sisteme sahip olduğumuzu anlarız.  

Sınıfın içinde ve de dışında güzel şeyler meydana geldiğinde – tahmin bile edemeyeceğimiz şeyler – doğru yolda olduğumuzu anlayacağız.  

Kaynak: https://www.teachthought.com/pedagogy/12-rules-of-great-teaching/

banner47

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14