EĞİTİMİN NABZI


Eğitimin nabzı nerede atar? Milli Eğitim Bakanlığında, bakanın odasında mı? Talim ve Terbiye Kurulunda mı? İl –İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde mi? Okulda mı? Bu mekânların hiçbirinde eğitimin nabzı atmaz. Eğitimin nabzı öğretmenler odasında atar. Öğretmenler odasının nabzını tutabilenler eğitimde başarılı, tutamayanlar ise başarısız olur.

1927-1937 yılları arasında Elton Mayo ve arkadaşları Hawthorne araştırması yaptı. Pek çok hipotez geliştirip test ettiler. Isı, ışık, gürültü, dinlenme saatleri ile verim arasındaki ilişkiyi de incelediler. Yapılan bu testlerde geliştirdikleri hipotezleri destekleyecek hiçbir veriye ulaşamadılar. Bu araştırmalar esnasında işçiler bazen verimlerini artırıyor bazen de düşürüyorlardı. Bu olayın nedenlerini araştırdıklarında informal grupların varlığını fark ettiler. Örgütlerde iki tür grup vardı. Birincisi formal diğeri informal grup. Verimin artıp artmayacağına, formal grup değil, informal grup liderleri ve üyeleri karar veriyordu. İnformal gruplar; arkadaş, ilgi, siyasi, hemşehri gibi pek çok değişkenin etkili olduğu yapılardan oluşur. İnformal gruplar formal grupların tersine bir yapılanma özelliği gösterir. Formal gruplardaki statü, rol ve görevler, informal gruplarda farklı bir şekilde evrilebilir. Öğretmenler odasının patronu, okulun yöneticisi değil, informal grubun lideri, ya da informal grupların liderleridir. Eğitimdeki verimin, başarının, faaliyetlerin belirleyicileri informal grupların liderleri olmaktadır.

Öğretmenler odası, informal grupların en önemli etki alanıdır. Eğitime, öğrenmeye, öğretmeye, çabaya ilişkin pek çok algı; öğretmenler odasındaki ilişkilerin ve etkileşimlerin sonucunda oluşur. İlk öğretmen olduğum yıllarda kıdemli öğretmenlerin tükenmişlik sendromu yaşayıp, her işi genç öğretmenlere attıkları dönemlerde, bulaşma etkisi ile genç öğretmenlerinde motivasyon kaybına uğradığına şahit olmuştum. Her olumlu olay nasıl olumlu bulaşma etkisine neden oluyorsa, her olumsuz olay da bulaşma etkisine neden olmaktadır. Öğretmenler odasında geliştirdiği yeni bir matematik öğretme metodunu arkadaşlarına açıklayan matematik öğretmeni, İngilizce öğretmede kullandığı özgün çalışmaları anlatan İngilizce öğretmeni, okulda öğrenen örgüt kültürü yaratmaya, okulda öğrenmeyi üst değer haline getirmeye başlar. Öğretmenler odası, öğrenen örgüt olma özelliği gösteriyorsa, bu sınıfa, koridora, okulun bahçesine, okulun çevresine de yayılmaya ve dalga etkisi yaratmaya başlar.

Öğretmenler odası, öncelikle öğretmenlerin fizikî olarak huzur buldukları mekânlar olmalıdır. Çünkü öğretmenlik mesleği stresin yoğun olduğu bir meslek dalıdır. Sürekli konuşmak, sürekli ders anlatmak, sürekli sorun çözmek ve sürekli birileriyle uğraşmak öğretmenlerin yıpranmasında etkili rol oynar. Ders aralarında ya da boş saatlerde öğretmenler için iyi düşünülmüş, iyi dizayn edilmiş, öğretmenlere huzur veren öğretmenler odası, eğitim-öğretim faaliyetlerine yansır. Çünkü öğretmenin huzur ve mutluluğu sınıfa, veliye ve tüm eğitim paydaşlarına yansır ve olumlu etkisi ortaya çıkmaya başlar. Öğretmenler odası sıcak değilse, öğretmenlerin yiyecek-içecek ihtiyaçlarını karşılayacak alt yapı yoksa, öğretmenler eğreti gibi oturup derse gidiyorlarsa, o okulun öğretmenleri örgütsel bağlılık duymaz ve bir an önce okuldan uzaklaşmanın başka bir okula gitmenin yollarını aramaya başlarlar.

Öğretmen odalarının dominant karakterleri vardır. Bunlar bazen kişilik, bazen siyasi güç bazen de sendikal destekle güçlenirler. İletişim biçimleri, sorun çözme yaklaşımları, düşünme biçimleri grup üyeleri ile örtüşmediğinde çatışma ve akabinde mobbing davranışları ortaya çıkar. Mobbing mağduru bir öğretmen önce dışlanmaya, sonra hakkında dedikodu yapılmaya, kişiliğine, mesleki itibarına ve değerlerine saldırılmaya başlar. İlk zamanlar öğretmenler odasında iletişim kurulurken, daha sonra baskın grup öğretmenler odasını ele geçirir. Mobbing mağduru ya da mağdurları, öğretmenler odasına gelmemeye, gelseler bile çay alıp sınıfına ya da okul bahçesine çıkmaya başlar. Mobbingin en iyi gözlendiği yer öğretmenler odasıdır. Okulda yaşanan mobbing olayları fark edilip çözülmezse, öğretmenler odasında huzurlu bir alan yaratılmazsa bu olumsuz durum koridora, sınıfa ve okulun tamamına yansır ve okul paylaşılan değerlerin değil, çatışan değerlerin merkezi olur.

Öğretmenler odasının gündemi, okulun akademik başarısının göstergesidir. Öğretmenler odasında “Bir Zamanlar Çukurova”, “Çocuk” ve “Çukur” gibi televizyon dizileri, Ali öğretmenin yeni aldığı araba modeli, Ayşe öğretmenin bulaşık makinesi, Ömer öğretmenin ense traşı konuşuluyor ise, öğretmenler odasının nabzının, popüler kültürün etki alanına girdiği ifade edilebilir. Öğretmenler odasında bilim, sanat, kültür ve eğitim konuşulması gerekir. Okulda güçlü bir öğrenme ve öğretme ekosistemini yaratma açısından bu durum son derece önemlidir.

Öğretmenler odasındaki kitaplık, kitaplıktaki kitaplar ve öğretmenler odasında okunan ve paylaşılan kitaplar, eğitimin nabzı açısından önem arz eder. Okunan her kitap bireylerin bilgi ve beceri düzeylerini artırır, tutum ve davranışlarını değiştirmesi beklenir. Her okulda, öğretmenler odasında “Eğitim Bilimleri Kitaplığı” olması ve mesleki eserlerden oluşan bir kitaplığın bulunması gerekir. Öğretmenler test sorusu hazırlarken “Ölçme ve Değerlendirme” kitabına, öğretimin içeriğini hazırlarken “Yöntem ve Teknik” kitabına bakabilmeli, “Öğrenme Psikolojisi”, “Gelişim Psikolojisi”, “Ergen Psikolojisi” gibi eserlere kolayca ulaşabilmelidir. Öğrenmeyi üst değer yapmanın, öğrenmeyi bir kültür haline getirmenin yolu, öğretmenler odasının bir kısmının kitaplardan oluşması ve okunmasıyla mümkündür.

Öğretmenler odası, araştırma kültürünü, araştıran okul kültürünü yaratmada etkili rol oynar. Okulda küçük veri tabanını oluşturma, eğitimsel sorunlarla ilgili araştırma yapma, sorunların çözümünde araştırma tekniklerinden yararlanma önemli bir durumdur. Veri okuryazarı olma, veriye dayalı karar verme, veriye dayalı karar verme tekniklerini öğrenme, sınıfa bu verilerin sonucunu yansıtma, öğretmenler odasının nabzını kontrol etmekle mümkün hale gelir. Öğretmenler odasının kültürü, iklimi veriye dayalı karar verme şeklinde oluşması, okulda akademik başarının artmasında önemli rol oynar.

Öğretmenler odasında her öğretmenin bir değer olarak kabul edilmesi, önem verilmesi, öğretmenin kendisini ifade edebileceği bir platform yaratılması, ilişkilerin paylaşılması açısından önemlidir. Kendisini değerli hisseden öğretmen öğrenciye kendisini değerli hissettirir. Yeteneklerini, hedeflerini eğitim yoluyla gerçekleştireceğini düşünen öğretmen, çalışmalarını eğitim alanına yönlendirir. Çalışmalarını eğitim alanına yönlendiren öğretmen, okul çıkışında lisansüstü eğitim yaptığı fakülteye, kütüphaneye, ilgi alanını eğitim olarak belirleyen öğretmen, okul çıkışında kurs ve seminerlere giderek kendisini geliştirmeye çalışır. Eğitim alanının dışında her alana ilgi duyan öğretmenlerin öğrenciye, okula ve eğitim sistemine verebileceği hiçbir katkı yoktur.

Sonuç olarak öğretmenler odası eğitimin nabzının attığı bir alandır. Bu alan iyi yönetilirse, eğitimsel amaçlar gerçekleşir ve eğitimde kalite artar. Okul öğretmenler için iyi bir çalışma alanı, iletişim alanı ve kendisini ifade etme alanı haline gelir. Öğretmenler odası, mesleğe yeni başlayan ya da okula yeni gelen öğretmenlerin oryantasyon alanıdır. Bu oryantasyon sürecinin başarılı olması verimi artırırken, bu sürecin başarısız olmasının faturasını öğrenci ve toplum öder. Öğretmenler için yapılan her yasal düzenlemenin okunup tartışıldığı, anlamlandırıldığı alan öğretmenler odasıdır. Öğretmenler için yapılan her olumlu yasal düzenleme çıkar grupları tarafından farklı anlatılmaya ve çarpıtılarak farklı paylaşılmaya neden olabilir. Bu sebeple okulun mutfağı öğretmenler odasıdır. Yemek orada pişer, aşçı orada motive olur ve bilgiyle donanan öğretmen, bilgisini öğretmenler odasından alıp sınıfa taşır. Okul yöneticileri, okulu odalarından yönetmeye kalkıştıklarında, informal gruplara geniş bir serbesti alanı sağlar ve çoğu zaman güç kaybına uğrar. Okulda informal grupların varlığı kabul edilmeli, informal grupların amaçları ile okulun amaçları birleştirilmeye çalışılmalıdır. Sorunlu olan informal gruplar değil, informal grupların iyi yönetilememesidir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13