EĞİTİMCİ OLARAK...

Bu canilik üzerine çok şey yazılıyor, yazılacak da... Ben eğitimciyim, önce eğitimci kimliğimle değerlendiriyorum olayları...

Çocuk ödevini yapmamış diye dövmüş babası !...

Eve ödev vermek ilkokullarda yasak biliyor musunuz !...

Ama dinleyen, uyan eğitimci mi var!...
Gerek öğretmen gruplarında bu konuda yazdığımda, gerekse okul teftişlerinde, istisnasız ezberlenmiş aynı savunmayı yapıyordu öğretmenler; "veliler istiyor, ödev vermezsek kötü öğretmen sayılıyoruz !..."

Yanıtım: "o halde siz niçin pedagoji alanında dört yıl üniversite eğitimi aldınız, KPSS sınavlarında ter döktünüz ki, bırakalım o zaman öğretmenliği velileriniz bakkal Mehmet Efendi, Dr. Ahmet Bey yapsın !" oluyor...

MEB'nın yönetmelikleri, üniversitelerdeki akademisyenlerin, eğitim biliminin ortaya koyduğu verilerin hiç önemi yok bir çok eğitimci için; sınavlarda başarılı olacak bir fazla öğrenci, daha çok önemli öğretmenlerimiz için; kırk mevcutlu sınıftan sınavı kazanacak beş öğrencisi onlar için başarı ölçütü, geride kalan otuz beş öğrencinin süreç içinde ne olduğunu merak eden neredeyse okul da yok, öğretmen de !...

Oysa saçma sapan, temrinden öte değer de taşımayan ödevler verilmese de, o beş öğrenci yine sınavda başarılı olacak öğrencilerdir !

Anahtar Kelimeler:
EĞİTİMCİ OLARAK...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol