DEĞERLER VE VİCDAN BİR İNSANA ÇOCUKKEN VERİLİR.

Değerli bir okurum aşağıdaki çocukluk öyküsünü paylaştı. Bu öykü bizim ülkemizde doğup büyümüş insanlarımızın yaşadığı bir öykü. Bilmeye ve üzerinde düşünmeye değer bir öykü olarak gördüğüm için paylaşmak istedim. 

***
Dört, dört buçuk yaşındaydım. Benden bir yaş büyük olan abim ve ben babamla keşfe gittik. Rahmetli babam hakimdi. O keşifteyken bir amca bize taze nohut verdi. Babam gelince elimizdeki nohutu nerden aldığımızı sorduğunda amcayı işaret ettik. 

Babam adamcağıza para uzattı fakat amca geçerken ilerideki tarladan kopardığını ve sahibini tanımadığını söyleyince babacığım o tarlanın sahibinin bulunmasını istedi ve helalleşeceğini söyledi. 

Jandarma köylüyü bulup getirdi. Köylü hem ürkek hem de şaşkın bir biçimde ''Buyur hakim bey, bir kabahat mi ettik?'' dedi. Babamda hakkını helal etmesini, buraya kadar yorduğunu ama çocuklara tarlasından izinsiz alınan nohutu gösterdi ve parasını verdi. 

Köylü yok dese de babam kabul etmedi. “Ben hiç haram yemedim; haramdan sakınırım, Rabbim nasip etmesin,” dedi. 

O gün ayrıldık, ama bugün 53 yaşındayım, hala o olayı ve benzerlerini hiç unutmadım ve bizim hep hayat düsturumuz oldu. Ne mutlu bana ki o babanın evladıyım. 

Şimdi bizde eşimle aynı şekilde çocuklarımıza örnek olmaya çalışıyoruz naçizane.
Onun için değerler ve vicdan bir insana çocukken verilir.

Sevgiyle kalın hocam.

***
Dışardan ithal değil; bizim insanımızın öyküsü. Sanırım sizin de içinde yetiştiğiniz ailede ve çevrenizde yaşadığınız değerlerle ilgili çocukluk öyküleriniz vardır. Burada paylaşırsanız sevinirim. 

Emek ve zamanınız için teşekkür ederim.

Doğan Cüceloğlu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol