ÇOCUKLARIMIZA DEĞERLERİ NASIL AŞILAYABİLİRİZ?

ÇOCUKLARIMIZA DEĞERLERİ NASIL AŞILAYABİLİRİZ?

Son yıllarda hem kadına ve çocuklara yapılan şiddet dolu haberlerin dışında, toplumuzda bir değerler erozyonu yaşıyoruz. Basında ve televizyonda insani değerler konusunun gitgide daha çok dillendirildiğini görüyoruz. Bu çok olumlu çünkü değerler kaybına yol açan televizyon programları ve sosyal medya etkisi dışında bu konunun önemine işaret eden program, söyleşi ve yazının ana akım medya ve sosyal medyada yer aldığını görmek memnuniyet verici…
Sizlerle değerler hakkında kavram karmaşasına biraz açıklık getirmek amacıyla “Değerler nedir?” isisli yazımı paylaşmıştım. Arzu ederseniz grupta ismimle aratıp ulaşabilirsiniz.
Çocukların, gençlerin özümsemesini ve içselleştirebilmeleri için öğretmen olarak derslerinize değerler eğitimi yedirmek dışında ne yapabilirsiniz?
Öğretmen olarak sizler çok kutlu bir göreve talipsiniz. Sizler her anınızda bu ülkenin geleceğine şekil veriyorsunuz ve bu ülkenin üzerine kurulu olması gereken değerlerin korunması ve çocuklarımıza ve gençlerimize aktarılması için en önemli aktörlersiniz. Sizler çocuklarımıza bilgileri öğretiyor ve kavratmaya çalışıyorsunuz. Fakat insanı insan yapan değerlerin onlara anlatılması değil, içselleştirilmesi gerekiyor
Zamanınız çok dar. İş çok. Öğrenciye ulaşmak ve onların yaşayarak değerleri öğrenmesi için ne yapabilirsiniz?
Öğretmen ve öğrenci ilişkisinde en önemli yanılgı öğrenciyi farklı bir kategoriye koymaktır. Öğrenci biz yetişkinlerden ihtiyaç olarak temelde farklı değildir. Öğrenciye özellikle değerler gibi karmaşık bir konuyu aktarmak istiyorsanız -melisin, -malısın, veya daha kibarca -meliyiz,- malıyız gibi gereklilik kipiyle konuşmak diğer -meli -malı konuşmalarından farklı olmayacak ve diğerleri gibi yaptırım olmadıkça öğrenci tarafından kulak ardı edilecektir.

Oysa değerler diğer konular gibi sınavdan sonra unutulacak konular olamaz.

Hangi yöntemler çocukların değerleri içselleştirmesi için etkili olur?

MASALLAR, HİKAYELER
İnsan en kolay masallarla ve hikayelerle öğrenir. Eskiden sözlü gelenekler yani hikayeler, masallar bunun için biçilmiş kaftandı. Anneannelerimiz, dedelerimiz bize anlatmak istediklerini masallarla, yerel hikayelerle anlatırlardı. Şimdi ise bu imkanımız özellikle şehirlerde yok. Ama bugün için kitaplarda yer alan hikayeler, masallar hatta bize her dem sosyal medya yoluyla düşen hikayeler var. Ve biz bunları birbirimize aktarmayı çok seviyoruz. Şu an iş dünyası bile insanları etkilemek ve mesaj vermek amacıyla hikayeleri kullanıyor. Bazen hikayeleri anlatıp o kadarıyla bırakmak etkilidir. Hikaye çocukta bir etki bırakır. Ve o etki beyinde bir değerlendirme ve hazım sürecine girer.

SOHBET
Sohbet öğrencilerimize değerleri ve doğru davranış biçimlerini aktarabilmek için çok doğru bir kanaldır. Sohbetin konusu sizin yaşadığınız günlük olaylar, sizin okuduğunuz veya sınıfça okuduğunuz bir kitap üzerine olabilir veya bir filmi seyretmeyi ödev olarak verebilirsiniz öğrencilerinize… Daha sonra sınıf ortamında film veya kitaplarda ele alınan değerleri tartışabilirsiniz öğrencilerinizle. Bu sohbetlerde siz konuşmayı sorularla yönlendirebilirsiniz. Öğrencilerinizin yorumlarına açık olmanız bu anlamda çok önemli. Mutabık olmadığınız bir konuda sorularınızla öğrencinizin görüşünü açmasını sağlayabilir veya diğer arkadaşlara bu konuda arkadaşınıza” Katılıyor musunuz?” diye sorabilirsiniz. Fakat görüşlerin ifade edilmesi önemlidir, çarpıştırılması değil. Ve bütün konuşmaların sonucunda siz görüşleri toparlayabilir, ilave etmek istediklerinizi vurgulayabilirsiniz. Veya zaman zaman sohbet konusunu bir öğrencinizin de belirlemesini sağlayabilirsiniz. Bu sohbetler farklı yaşlardaki çocukların düşünce yapısını anlayabilmek için de çok büyük bir fırsattır.
Sohbet için ayrılan zaman öğrenciler arasında da etkileşim ve sağlıklı ilişki kurulmasını sağlar ve sınıfa ve okula karşı aidiyet hissi geliştirmesin önayak olur. Çocuklar bu yolla kabul gördüklerini düşünürler. Düşüncelerinin, diğer arkadaşları ve öğretmenleri için değerli olduğunu hissederler. Aidiyet hissi olmayan insanın yanlışa yönelmesi çok daha kolaydır. Her hafta mutlaka öğrencileriniz için bir ortak sohbet zamanı yarattığınızdan emin olun.

OKULDA GÜNLÜK YAŞANAN SORUNLAR
Çocukların sorunlarla uğraşması veya bir şeyleri yapmaya çalışırken ortaya çıkan engeller, onların karşılaştıkları güçlüklerde değerlerin rehberliğine başvurabilmesi için fırsat yaratır. O zaman sorunların çıkmasına müsaade etmek, ve sorun çıktığında bunu kucaklamak bizi hedefe götürür. Örneğin bir öğrenci diğerinin bir eşyasını çaldı, veya bir diğerine zorbalık yaptı. Bunlar bize ne kadar sevimsiz gelse de bunlar öğrencilere gerekli dokunuşları yapmak için fırsattır. Özellikle bu sorunu halletmek için öğrenci ile bunu neden yapmaması gerektiği konusunda, başbaşa yapılacak bir sohbette, onu bir başkasının yerine kendini koyabileceği bir konuşmayı yapmak ve bu sorunları isim vermeden daha ileride diğer çocuklarla paylaşmak ve üzerine düşünüp tartışmalarının sağlamak için bir yere not etmekte fayda var. Öğretmenlerimiz, lütfen kendiniz için not alın ve artık daha fazla yazmaya ve paylaşmaya kendinizi açın. Her birinizin tecrübeleri başkaları için ışık olabilir. Ve birbirinize karşı hoşgörülü olun. Çocuk da olsak, büyük de olsak akranlarımızın düşüncelerimizi sürekli eleştireceği ortamlarda paylaşım yapmak istemeyiz.
Sorunlar nasıl ortamlarda ortaya çıkar? Öğrenciler arasındaki sorunlar, ya teneffüslerde ya da grup çalışmalarında ortaya çıkar. Sosyal medyayı unutmamak lazım, sosyal medya tabi ki sorunların en kolay ve sık çıktığı ortam... Kısacası etkileşim varsa sorun var. Sosyal medya sizin denetiminizde değil ve öğrenciler bunu yeterince fazla kullanıyorlar. Buradan kaynaklı sorunların size ulaşmasını sağlayacak kadar yakın olmanız gerekiyor öğrencilerinize ve tabii ki dijital etiket denen sosyal medya kişiliğinin nasıl oluştuğu ve sosyal medya kişiliklerini oluştururken yapabilecekleri hatalara ve bunların sonuçlarının neler olabileceği konusunda öğrencilerinizi uyaracak uyanıklık ve bilgiye sahip olmanız, hem kendiniz hem de öğrencilerinizi için elzem.

ÖĞRENCİLERİN BİRBİRİYLE TEMAS SÜRESİNİ ARTIRMAK
Teneffüs ve grup çalışmalarına gelince. Teneffüs sürelerimiz çok kısa … Sizler nasıl ders sonrasında vereceğiniz yemek ve kahve molasında rahatlıyor ve tekrar enerji topluyorsanız öğrencileriniz de sizin gibi… Sizin çalışma arkadaşlarınızla problemleriniz ne zaman ortaya çıkıyor? Ya beraber yaptığınız ortak çalışmalarda ya da ders aralarında yapılan sohbetlerde… Ben bu sürelerin öğrenciler için artırılması gerektiğini düşünüyorum. Okulunuzda bir teneffüsün süresini 10-15 dakika artırmak için diğer arkadaşlarınızı ve müdürü ikna edin. Çocukların birbiri ile temas etmediği bir okul onların kişisel ve toplumsal gelişimine katkıda bulunmadığı gibi, ancak engel olur. Bırakın biraz problem çıksın ve öğrencilerinizi sorunlarını, anlaşmazlık konularını size aktarabilsin. Sınıftaki sohbet zamanlarında bunları ele alabilirsiniz. Öğrenci ile konuşurken onu anlamaya çalışmak için bol bol soru sormamız yerinde olur. Böylece çocuğun sorununun gerisinde yatan nedeni açığa çıkarmak daha kolaylaşacaktır. Öğretmenlerimiz rehber öğretmenler ile ortaklaşa sorunlara çözüm arayabilirler. 
İnsanlarımız sorunlarını şiddet yoluyla çözemeyeceğini yalnızca büyütebileceklerini öğrenmeliler. Bunu büyüklere öğretemiyoruz. Ama çocuklarımıza öğretebiliriz. Bunu başarmanın en iyi yolu sağlam bir düşünce yapısını oluşturmaları ve kendilerini doğru ifade edebilmeleri olur. Bu ikisi ilk önce azarlanmadan kendini ifade edebileceğine dair çocukta oluşan düşünce ile, daha sonra ifade etmesiyle , daha sonra doğru düşünce ve akabinde doğru davranış ile oluşur. Daha sonra bunların hepsi bir arada gelişir.

GRUP ÇALIŞMALARI
Çocukların karşılaşacakları iletişim sorunlarını aşmanın yanında daha birçok beceriyi edinebilecekleri diğer bir ortam ise grup çalışmalarıdır. Özellikle onları biraz zorlayacak, cevaplarını Google da bulamayacakları, kendi sorularına kendi cevaplarını bulabilecekleri, kendi yöntemlerini geliştirmelerini gerektirecek performans ödevleri ve proje tabanlı öğrenme ödevleri çocukların sorunlara çözüm geliştirme becerilerinin yanında, ödevin gereklerini yerine getirebilmek için tam da hayatta olduğu gibi işi yapabilmek için gerekeni öğrenme becerisini geliştirmelerini sağlar. Grup içinde sorumluluk alma, görevleri paylaşma, yaratıcı düşünme, ortak amaca doğru yürüme, zaman yönetimi gibi, araştırma, akran değerlendirme ve kendini değerlendirme gibi onların iş hayatlarında yapacağı her türlü işte kendilerine yardımcı olacak becerileri geliştirmelerini sağlar. Ama bence en değerlisi bu ödevlerin çocukların arasında etkileşim, iletişim ve ilişkiyi artırmasıdır. Bu çalışmaların çoğaltılması, her an oluşabilecek iletişim sorunlarını aşmak için karşıdakini dinlemek, doğru kavramak ve kendini doğru ifade etme becerisini geliştirir. Grup çalışması yapan çocuklar adalet, paylaşma, ortak bir amaç etrafında toplanma, çalışmasında dürüst olma, takımına sahip çıkma gibi değerleri yaşayarak öğrenir. Beraberce bir iş, bir ürün, bir performans ortaya koyma hedefi olan öğrenciler şiddete değil iletişime, doğru iletişim kurmaya yönelir. Tabii ki bütün bunları başarabilmeleri için öğrencilerin sizin yönlendirmesine ihtiyacı olduğu muhakkak.

SEÇMELİ DERSLER VE KULÜP ÇALIŞMALARI, STK ETKİNLİKLERİ
Öğrencilerin birbiri ile en çok temas edeceği ortamlar bunlardır. Okulunuzda okul sonrası kulüpler kurmaları için öğrencilerinizi teşvik edin. Beraber bir şey kurmanın, çabalamanın zevkini yaşasınlar.
Okulunuzda mutlaka sivil toplum çalışmaları yapılmasına özen gösterin, ve bunlara olabildiğince çocuğu, genci dahil edip sorumluluk almalarını sağlayın. Öğrencileriniz sizin önderlik demiyorum , yönlendirmesi ile bütün bu etkinlikleri görev paylaşarak yapmaları için teşvik edin. Bu tür çalışmalarda çocuklar sorumluluk, özveri, özen, işbirliği, biribirinin eksikliğini tamamlama, bir işi sonuçlandırma, başkalarının iyiliği için çalışma, sorun çözme vesaire daha sayamayacağım birçok değeri yaşayarak içselleştirirken birçok da yaşam becerisi kazanırlar.

Kendinizden ve hayattan örnekler vererek sohbet , beraber çalışma ve zaman geçirme ortamı yaratarak aktardığınız değerler, bu toplum ve bu ülke için öğrenecekleri her türlü bilgiden daha öncelikli ve kıymetlidir. Onların bu mesajları alabileceği ortamı ve hazırbulunuşluğu temin etmek için siz öğretmenlerin yaratıcılıkları yanında tecrübeleri ve birbirleri ile yapacağı paylaşımlar çok değerli…

Çocuklarımızın ruhunu geliştirirken lütfen kendinizi de ihmal etmeyin, hayattan keyif almaya, yüklerinizi beraber yüklenmeye , birbirinizden destek almaya özen gösterin.

Sevgiyle kalın,

Ayşin Bozkoyunlu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13