google-site-verification: google6827054ec461fa5a.html

BU ÖĞRETMEN NE ÇİZDİRİYOR?

Öğretmen haberleri ve gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Bir öğretmeni izledim bugün. 37 öğrencisinden biri için yaptığı çalışmayı anlatacağım size sadece. Öğretmen sıraya oturmuş, öğrencisi önünde... Çocuk elinde kalemiyle defterine çiziyor. Öğretmen tarif ediyor "yukari cikacaksin" diye. "Düz gideceksin." Yokuş çıkıyoruz diyor. "Az daha yukarı." Tarif güzel. Gayet açık. Ama olmayabiliyor bazen. Sorun yok. Öğretmen gayet sabırlı. Topu topu 37 öğrencisi var ne de olsa. 47 kisilik sınıfı olan arkadaşları var çünkü. Kendisine imrenen öğretmen arkadaslari var. "Ne yapiyor bu öğretmenler, çocuklarla birlikte erkenden eve dağılıyorlar işte, daha ne istiyorlar, part time iş gibi maaşlarını alıp oturuyorlar." diyenlere inat sabır taşı olmuşlar ve benim öğretmenim devam ediyor tarif etmeye "aşağıdan yukariya az daha çık"
Nihayet ikinci tarif geliyor "in aşağı" "yukaridan asagi doğru" "hafif sola" "kalem tutmadigin eline doğru" "az daha" "devam".....
Yaklastim ogretmene... Ev mi çiziyorlar yoksa araba mi? Merak ettim. Belki kocaman bir okul. Ya da Atatürk silueti. Kelebek de olabilir. Bu öğretmeni dört senedir tanıyorum. Çocuklarla etkinlik yapar, oyun oynatır, akademik bilgiyi dramayla öğretir, sanatsal öğretiye fazlasıyla önem verir. Merak ettim. "Yokuş çıkacağız" dediğine göre kesin bir köy manzarasi çiziyorlar diye gecirdim içimden. Heyecanla yaklaştım. Bu defa ne yaptiriyor?" Yaklaştım ve baktim ki "1" rakamını öğretiyor. Ağlamak geldi biliyor musunuz? Duygulandım. Dedim "Hocam, bu çocuk arkadaşınızın çocuğu mu? Sanki özel ders verir gibisiniz." Kafa salladı. Hayır. "Okuma yazma ogretirken bizler hep böyleyiz." dedi. Öğretmenlerin hakkı ödenebilir mi? "1" rakamını öğretiyor daha 2 si var, 5 i var, alfabesi var, kelime birlestirnesi var, geometrisi var. Bir de sol taraftan diğer öğrencisine direktif verip, sağ yandaki öğrencisinin meyve poşetini açıyor. Annelik, ablalık, rehberlik yapiyor. Ve diyor ki tum bunlara rağmen veliler çıkışta bizden hesap soruyor. Gencecik bir kız bu öğretmen. Ellerinden öpüyorum, alnından öpüyorum. Diğerleriyle olan çalışmalarını atmadım bile. Benim yazmaya vaktim olmaz çünkü. Yazmaya vaktim yok dediklerimi öğretmenler yasiyor. Vakit onlar icin çocuk demek. Vakit ogrenim demek. Oysa onun yaşadığı gerçekler bunlar. Sevgili veliler lütfen bir kez daha düşünelim ogretmenler olan saygımız ne boyutta. Çocuklarımızı AVM lerde bulunan oyalama merkezlerine yollamiyoruz, egitim alması için okullara yolluyoruz. Öğretmenler bizim baş tacimiz olmali. Onlar destek olmamızı da beklemiyor, sadece engel olmayalım yeter... Saygilar

Ayşe Kaya Oyna Oku facebook sayfasından alıntıdır

Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik Grubumuza Üye olarak Tüm Gelişmelerden Haberdar Olabilirsiniz 
 

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol