Bu iki çiçeği gören bir öğretmen; çiçekten yola çıkarak bir şiir okur edebiyatı anlatır;

Bu iki çiçeği gören bir öğretmen; çiçekten yola çıkarak bir şiir okur edebiyatı anlatır; çiçeğin adını bulur, ekini, kökünü ayırır, dilbilgisi anlatır. Çiçeği inceler, dalına yaprağına bakar fen bilgisi anlatır. Yaradılışından bahseder, din bilgisi anlatır. Dün yoktu, bugün var, neden var der felsefeyi anlatır. Renklerini inceler, resmini çizer, konu görsel sanatlara dayanır. Çiçekli bir türkü tutturur, müzik dersini çıkartır. Bitki bilimi anlatırsın, yanından geçen karıncanın ne kadar yük taşıyabildiğini anlatırsın, çiçeğin üzerine düşen ışığın miktarını hesaplarsın, minikliğinden dem vurur, minyatür dersin, Levnî’ye gidersin; oralarda gezinir, tarihi anlatırsın. Bu çiçek her yerde mi açar, burada neden açmış, iklimi mi sevmiş dersin coğrafyayı anlatırsın. Sen anlatmayı bildikten sonra şu iki çiçekle türevi, integrali de anlatırsın.

Eğitimin başladığı yer, bu iki çiçeğin açtığı yer... Bunu görebilmeyi, bakıp geçmemeyi, üstünde konuşabilmeyi başarabilmek için çalışıyoruz. Müfredat, müfredat diyorsunuz. “Müfredat açmış işte... Bize buna itibar etmek kalmış...”

Ziya Selçuk

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14

banner13