"Bir araştırma, öğretmenlerinin onlara güvenmesinin öğrenciler için ne kadar önemli olduğunu güçlü kanıtlarla ortaya koyuyor.

Öğrenciler için öğretmenlerinin onlara güvenmesinin ne kadar önemli olduğunu hep bilmişimdir; bunu öğretmenlik yaparken öğrenmiştim, daha sonra kendim anne olunca daha da iyi anladım. Kızım beş yaşındayken, İngiltere’deki öğretmeninin diğer çocuklara daha zor matematik problemleri verdiğini fark edince bunun sebebini sormuştu. Öğretmeninin onda bir potansiyel görmediğini anlayınca da -ne yazık ki bu doğruydu, öğretmeni kızımın yapabileceklerinin sınırlı olduğunu düşünüyordu- daha sonraki yıllarda bir şeyler öğrenmesine ve kendine güven duymasına zarar verecek bir düşünce yapısı geliştirdi. Şimdi, anne babası olarak bizim ve harika öğretmenlerinin çabaları sayesinde bunu dönüştürdü; artık gelişmeye açık bir zihin yapısına sahip ve matematiği seviyor. Öğretmeni kızıma inanmadığını söylememişti asla ama bu mesajı güçlü bir şekilde ona iletmeyi başarmıştı; kızım beş yaşında olmasına rağmen bunu anlayabilmişti.

Kızımın İngiltere’de gittiği okulda öğrenciler ikinci sınıftan itibaren yeterlilik gruplarına ayrılıyordu ama araştırma sonuçlarını okuyup heterojen gruplarla ders yapma stratejilerini öğrendikten sonra bundan vazgeçtiler. Okul müdürü, bu değişiklikten sonra matematik derslerinin dönüşüm geçirdiğini ve okul çapında başarının arttığını yazdı bana.

Çocuklar yeterlilik gruplarına ayrıldığında, bu gruplar mavi ya da kırmızı gruplar gibi masumane bir şekilde isimlendirilse bile çocuklar durumu anlar ve zihin yapıları sabitlenmiş olur. Kızımın okulunda çocuklar yeterlilik gruplarına konduklarında daha alt seviyedeki gruplardaki çocuklar, “Bütün akıllı çocuklar artık başka bir grupta” diyerek geliyordu eve. Öğrencilerin öğrenme potansiyelleriyle ilgili olarak aldıkları mesajlar (matematik olması şart değil) onları mahvediyordu. Bu modası geçmiş yöntemlerin bir kenara bırakılması ve bütün öğrencilere, başarabileceklerini anlatabilmek gerekiyor.

Yeni yayınlanan bir araştırma, öğretmenlerinin onlara güvenmesinin öğrenciler için ne kadar önemli olduğunu güçlü kanıtlarla ortaya koyuyor. Liselerdeki İngilizce derslerinde yüzlerce öğrenci üzerinde yapılan bu deneysel çalışmada öğrenciler, yazdıkları kompozisyonlarla ilgili olarak öğretmenlerinden standart geribildirim aldılar. Ancak öğrencilerden yarısının kâğıdının altında fazladan bir cümle daha yazıyordu. Öğretmenler kimin kâğıdına fazladan cümle yazdıklarını bilmemelerine ve gruplar arasında başka bir farklılık olmamasına rağmen, kâğıtlarına fazladan cümle yazılan öğrenciler bir sonraki yıl daha iyi seviyedeydiler. Sadece bir cümlenin öğrencilerin öğrenme gidişatını, bir sonraki yıl daha başarılı olmalarını sağlayacak kadar etkileyebilmesi inanılmaz görünebilir ama o fazladan cümle şuydu:

“Sana bu geribildirimi veriyorum çünkü sana inanıyorum.”

Bu cümleyi kompozisyonlarında gören öğrencilerin notları bir sonraki yıl yükseldi. Bu, özellikle öğretmenlerinin onlara daha az değer verdiğini hisseden, beyaz olmayan öğrenciler üzerinde daha da etkili olmuştu. Bu araştırmanın bulgularını öğretmenlerle sık sık paylaşırım, bulguların değerini hemen anlarlar. Araştırmayı onlarla paylaşmamın nedeni, onların da öğrencilerinin kompozisyonlarına aynı cümleyi yazmalarını istemem değil. Öyle olursa çocuklar cümlenin içtenliğine inanmazlar, bu da istenenin tersi bir sonuç doğrurur. Bu sonuçları paylaşarak, öğretmenlerin öğrenciler hakkında söyledikleri sözlerin ve onlara besledikleri inancın gücünü vurgulamak; öğretmenleri her zaman olumlu inanç mesajları vermeye yüreklendirmek istiyorum.

Öğretmenler yüreklendirici sözler söyleyerek öğrencilerine, onlara dair olumlu beklentileri olduğunu anlatabilirler. Motive olmuş, kolay öğrenen ve hızlı öğrencilerle bunu yapmak kolaydır. Ancak ağır, motive olamamış ya da zorlanan öğrencilere, onlara inandığınızı ve onlardan olumlu beklentileriniz olduğunu anlatmak çok daha önemlidir. Ayrıca öğrencilerin konuları ne hızda kavradığının, onların matematik potansiyellerine ilişkin bir gösterge olmadığının anlaşılması da önemli.

Ne kadar zor olursa olsun, bir matematik problemiyle uğraşacak kimsenin konuyla ilgili hiçbir önyargısının bulunmaması asıl olarak önemli. Çocukların matematikte iyi yaptıkları şeylere her zaman açık olmalıyız. Bazı öğrenciler matematikte sürekli olarak zorlanıyormuş gibi görünürler, ya çok fazla soru sorarlar ya da bir türlü yapamadıklarını söyleyip dururlar ama aslında bu öğrenciler sabitlenmiş zihin yapıları nedeniyle matematik potansiyellerini saklıyorlardır. Bazı öğrenciler ise ya daha önceden matematikle ilgili çok kötü deneyimler yaşamışlardır ya da beyinlerinin gelişimi ve öğrenme konusunda diğer öğrencilerinki kadar fırsatları olmamıştır, bu yüzden de diğer öğrencilerin gerisindedirler. Ama bu onların iyi bir matematik eğitimi, olumlu mesajlar ve belki de en önemlisi, öğretmenlerinin onlardan yüksek beklentilerinin olduğunu bilmeleriyle birlikte aşılmayacak bir sorun değildir. Belki de öğrencilerinizin etrafındaki şeyleri ters yüz edip onların öğrenme yolunu açan kişi siz olabilirsiniz. Bunun için genellikle tek bir öğretmen yeter; öğrencilerinin asla unutmayacağı bir öğretmen.

Kaynak: http://ww2.kqed.org/mindshift/2016/01/07/how-saying-and-showing-kids-i-believe-in-you-can-empower-them-at-school/

Anahtar Kelimeler:
Bir Araştırma

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol