2019-2020 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI VE EĞİTİME DAİR BEKLENTİLERİMİZ

Prof.Dr.Mustafa Kandemir

Eğitimin her kademesinde öğrencilerimizin okuyacağı okullar hatta sınıflar belli olmuştur. Bu saatten sonra hayıflanmanın, üzülmenin veya çok sevinmenin hiçbir anlamı yoktur. Bundan sonra yapılacak iş olduğumuz yeri olumlu hale getirip güzelleştirmektir.

Bu yüzden sevgili öğrencilerimiz;

Olduğunuz yerin iyileri arasında olursanız olduğunuz yer önemli değildir. Aynı şekilde olduğunuz yerin iyileri arasında olamazsanız olduğunuz yer yine önemli değildir.

Eğitim ortamlarında öğretmen, öğrenci ve öğrenci yakını olarak bulunan bizler ülkemiz adına sorumluluk ve zorunluluklarımızın neler olduğunu bilirsek olduğumuz yerleri anlamlı hale getirip olduğumuz yerlerde anlamlı, olumlu ve başarılı işler yapabileceğimiz kanaatindeyim.

EĞİTİM SÜRECİNE AİT ÖNEMLİ NOKTALAR

1) Zora talip olmadan kolay olanı bile elde edemeyiz.

2) Öğretmen elbette eğitimde olmazsa olmazdır. Bu nedenle öğretmeninin verimli olabilmesi için;

a) Öğretmeninin akademik yeterliliği mutlaka üst düzeyde olmalıdır. Ayrıca bir konuyu çok yönlü anlatabilme ve örneklendirebilmelidir.
b) Öğretmen sosyal olgunluğa sahip olmalıdır.
c) Öğretmen eğitim adına fedakarlıktan kaçamaz ve bana ne diyemez.
d) Öğrenci öğretmenini dinlemek zorunda olup aykırı ve aşırı hareketlerde bulunamaz.
e) Aileler öğretmene saygılı olmak, sınırlarını bilmek ve öğretmeni anlamak zorundadır.
f) Öğretmenin anlatacağı ciddi bir müfredat ve dersin anlatılacağı esaslı bir sınıf ortamı olmalıdır.
g) Öğretmen kendini aşan zorluklar karşısında yalnız bırakılamaz. Öğretmen ülke adına en önemlisi olan çocuklarımızı yetiştirme ve bilgilendirme işi olan eğitim işini yapmaktadır.
h) Olumsuz bir durum karşısında hemen ve ilk suçlanacak kişi öğretmen olmamalıdır.

3) Öğrenciye disiplin değerleri ile insani ve ahlaki değerler anlatılmalıdır. Aksinin kabul edilebilir olmadığı anlaşılmalıdır.

4) Eğitim, öğretmen ile öğrenci ve aileleri arasında bir mücadele şeklinde geçen bir olgu kesinlikle değildir. Eğitim, öğretmenin her yönüyle öğrencisini geleceğe hazırladığı, bilimi ve hayatı öğrettiği bir süreç olduğundan herkes bunu böyle bilmelidir.

5) Sadece, Eğitim=öğretmen, demek değildir. Eğitimin bileşenleri

Eğitim=E(Öğretmen, öğrenci, müfredat, sınıf)

şeklindedir. Yapılan veya yapılması düşünülen plan ve programlar buna göre yapılmalıdır. Dolayısıyla eğitimde başarı ve başarısızlık sadece öğretmene ait değildir.

6) Öğrencilerimiz esasta masum ve mazlumdur. Yapacağımız yanlış ve hatalı uygulamalarla çocukları israf etmeyelim. Çocuklarımıza da bize de yazıktır.

7) Çocuklar adına her şeyi basitleştirmek ve anlamsız bir şekilde gereksiz kolaylaştırmalar yapmak olmaz. Örneğin en büyük anlamsız kolaylaştırma, öğrenemediği dersten çocukları geçirmektir.

8) Çocukların öğrenmeden geçirildiği bir ders artık onların hayatında olmayacaktır.

9) Çocuklarımızı elbette seviyoruz. Ancak onları sevmek demek yapmaları gereken asıl işleri olan ders çalışmak, öğrenmek, bilmek, düzgün ve dürüst olmaktan alıkoymak demek değildir.
Çocukları sevmek, onlara emek vermek, sabırlı ve hoş görülü olmak, mutlaka geleceklerini düşünmek, hayatın gerçeklerini anlatmak, hayata hazırlamak, doğruyu ve yanlışı izah etmek, gözümüzü üzerinden ayırmamak ve asla yalnız bırakmamaktır.

10) Önemle vurguluyorum ki, ne olursa olsun çocuklarımıza akademik bilgileri mutlaka öğretelim ve yine ne olursa olsun insani, ahlaki, sosyal, kültürel ve disiplin değerlerimizi bilmelerini sağlayalım.

11) Her eğitim- öğretim yılı sonunda keşke şöyle yapsaydık dememek için geçen eğitim-öğretim yıllarını iyi etüt etmek durumundayız.

12) Her sene başında ezberlediğimiz ve alışılagelmiş olarak sunduğumuz bazı uygulamaların işe yaramadığını bilmek ve terk edilecek olanları terk etmek durumundayız.

13) Eğitim yapılarını bilmek ve ülke genelini ilgilendiren eğitimde norm şartlarını ve onların uygulama esaslarını biçimlendirmek zorundayız.

14) Eğitim yapılarının bütünlüğünü kısa vadeli değil de en az yirmi beş yıllık olarak sürekli hale getirmemiz gerekir.

15) Her sene aynı kalıp ve anlayışla eğitim yaparsak bu seneki durumumuz geçen seneden farklı olmayacaktır.

16) Eğitimde dünya standartlarını takip etmek ve mimari, teknoloji, dijitalleşme ve yapay zeka gibi konularda fizik ve matematiğin ağırlığını bilmek zorundayız.

17) Dünyadan ayrı yaşama gibi bir şansımızın olmadığına göre matematik ve fizik derslerinin seçmeli ders olsun mu olmasın mı tartışmaları artık çok basit ve anlamsız gelmektedir.

18) Ülkemizde eğitim işinin otuz milyona yakın öğrenci kitlesini ve onların geleceğini ve dolayısıyla her yönüyle ülkemizin geleceğini ilgilendirdiğini bilmek zorundayız.

Sonuç olarak, bulunduğumuz eğitim ortamını akademik ve sosyal anlamda güzel hale getirip, çocuklarımızı bulunduğu ortamın iyisi olacak şekilde yetiştirmek, onlara geniş ufuklar açmak ve ileri hedefler koymak zorundayız.

Bu duygularla 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, okullarımıza, ailelerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu, başarılı ve verimli olmasını diliyorum.
Prof. Dr. Mustafa Kandemir

Anahtar Kelimeler:
Mustafa Kandemir

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14