Ziya Hoca, eğitim camiasında heyecan yarattı. Umarız, bu heyecan ve destek, artarak devam eder.

Çünkü böylesi bir moral ve motivasyona ihtiyacımız var...
 
Bakan Selçuk'un, devir teslim töreninde öğretmenlere yönelik sözleri, takdire şayan.
 
Öğretmen derken eminiz ki, atananıyla atanmayanıyla, görevdeki ile emeklisiyle, kadrolu ve sözleşmelisiyle ücretli olanıyla, eğitim fakültesi mezunuyla formasyonlusuyla hepsini kastediyordur...
 
Bakan Bey, devir teslim töreninde, öğretmenler için, gelin bakalım neler söylemiş:
 
Onların Temsilcisiyim
 
Noktalı olanlar Bakan Bey', parantez içindekiler de benim görüşlerim:
 
. Öğretmen arkadaşlarım benim şahsımda Milli Eğitim Bakanlığının koridorlarında temsil edildiğini asla unutmamalı. Aklımızda, düşüncemizde, gönlümüzde, duygularımızda onların bütün hissiyatını taşıdığımızı tekrar vurgulamak isterim.

( Sayın Bakan da çok iyi biliyor ki, lafa değil, icraata bakılır. Bu sözleri ile gönüllere dokundu, umarız ki, eylemleri ile devamını getirir.)

.  Tek güvencem, öğretmenlerimiz. Çünkü bu iş yükselecekse, bir bayrak yükselecekse tümüyle öğretmen arkadaşlarımızın omuzlarında yükselecek.

(Öğretmenleri anlayan, onlara değer veren bir Bakanı nihayet görebildik. Öyleleri geldi geçti ki, öğretmenleri aşağılamak için sanki özel bir çaba içerisindeydiler. Bakan Bey'e, düşen görev, artık sözün ötesine geçmek ve bir eylem planı ortaya koymaktır. Çünkü, bir süre sonra, sözler, yetersiz kalacaktır!)

 . Biz sanki bürokrasiyle uğraşıyoruz ya da biz sanki resmi görevler yapıyoruz ya da biz sanki kendi geçim vasıtamız olan bir işle ilgileniyormuşuz gibi algılıyoruz, bütün okullar, bütün derslikler, laboratuvarlar, bunların tamamı çocukların hukukunu korumak ve onların gelecekle ilgili perspektifini yükseltmek için yapılıyor ama öyle anlar geliyor ki sanki bu işler bir şekilde bürokratik işlermiş gibi algılanabiliyor. Her zaman kendime şu sorguyu yapmayı ihmal etmemeye çalışıyorum. Yaptığım her şey, çocuğun hukuku için onlara hürmet içindir, dolayısıyla öğretmene hürmet içindir.

( Çocuğa ve Öğretmene hürmetin yolu, onlara değer vermekten, onlar için doğru olanı yapmaktan geçiyor. Öğrencilerimiz, sınav yükünden, öğretmenlerimiz de "itibarsızlaştırma" ve KPSS baskısından kurtulduğu an, hürmet dönemi başlamış demektir. Ucubeye dönüşen LGS'nin kaldırılması ve parçalanmış öğretmen ailelerinin birleştirilmesi bu konuda ilk adım olabilir!)

. Bir milyon öğretmenin temsilcisiyiz.

( Bence çok daha fazlasının temsilcisisiniz Sayın Bakan. Atanmayan öğretmenlerin de, sözleşmeli ve kadrolu öğretmenlerin de, emekli öğertemenlerin de, eğitim Fakültesi öğrencilerinin de, kadro verilmediği için başka kurumlara ya da başka mesleklere yönelen öğretmenlerin de temsilcisi olmalısınız ki, bu kutsal meslek hak ettiği değere yeniden kavuşsun)

. Bütün öğretmenler, bu çalışmaların içinde kendisini bulacak, onların hayatlarına hep beraber dokunduğumuzu görecekler. Bu çerçevede de yapılması planlanan bütün çalışmalara, bütün öğretmenler ´Benim bakanlığımın çalışmaları´ diyecekler inşallah." 

( Bu günlerin bir an önce gelmesini ve sözlerinizin bir an önce hayata geçmesini, canı gönülden diliyoruz. Aidiyet duygusu yüksek öğretmenler ve öğrenciler, bu ülkenin geleceğidir. Ortak değerlerimizin yeniden inşaası açısından sadece bunu bile başarabilirseniz, ülkeye ve mesleğe en büyük hizmetlerden birini gerçekleştirmiş olursunuz)

 . İnşallah bu güveni sarsmamaya ve beklentileri karşılamaya gayret edeceğiz. 

İlk günkü heyecan ve duygularınızın, son güne kadar devam etmesini dileriz

egitimajansı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.