Çocuğunuz Kızgınken Nasıl Davranmalısınız?

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Not: Vereceğim tekniği sadece çocuklarınıza değil, tüm iletişimde olduğunuz bireylerde kullanabilirsiniz. 
... 
Diyelim ki, çocuğunuz okuldan ya da dışarıdan geldi; "nasılsın?" diye sordunuz, "iyiyim" / "yok bir şey" diyor, ya da geçiştiriyorsa; aynı zamanda öfkeli, kızgın, heyecanlı, ağlamaklı görünüyorsa;
onunla yapacağınız konuşmaları ve olabilecek sonuçları düşünelim;
1. "Neden kızgınsın?" Derseniz, onu sorgulamış olursunuz. Bu durumda çocuk, nedenini düşünür ama duygusuna odaklanmaz. 
2. "Ağlanır mı? Sen çocuk gibi başladın yine ağlamaya!?" 
Diyorsanız, yargılamış olursunuz. 
Sizi yargılayan birini dost olarak kabul eder misiniz? Bu durumda size anlatacağı varsa da anlatmaktan kaçınır. 
3. "Söyle çabuk! Okulda birşey mi oldu? Arkadaşların ya da öğretmenlerin birşey mi yaptı?" Derseniz kaygılanmış ve sorgulamış olursunuz. 
Kaygılı ve sorgulayan ebeveyne çocuk hiçbirşey anlatmak istemez; üzülmemeniz için de bazı ayrıntıları gizler. 
4. " Var birşey, var birşey benden kaçmaz.Söyle bakalım ne oldu? "Derseniz, kendisini kapana kısılmış, suçlanmış hissettirirsiniz. Anlatacağı varsa da anlatmak iatemez. 
5. "Mutlaka birşey yapmışsındır. Durup dururken kim kime ne yapsın?!" Derseniz, suçlamış olursunuz. 
Birisi sizi suçlasa onu dost olarak görür ve herşeyinizi anlatır mısınız? Anlatmaz; hatta  ondan uzaklaşırsınız. Çocuğunuz da sizden ruhsal olarak uzaklaşır. 
Bununla birlikte, kendi duygularını ve başkalarının duygularını fark eden, anlayabilen, empati yapabilen birey; daha sevgi doludur ve yakın çevresindekilerle iletişimi daha güçlü olur. 
O halde çocuğunuz öfkeli, kızgın, heyecanlı, ağlamaklıysa, bir şeyler söylemekten kaçınıyorsa;
Söylediği kelimeleri değil, kelimelerin altında yatan duyguyu hissedin ve geri yansıtın. 
"Sesinden üzgün olduğunu hissesiyorum." 
"Kızgın görünüyorsun. " 
"Heyecanlı görünüyorsun." 
(Not: Bunları söylerken de; sorgulamaktan, 
yargılamaktan, 
eleştirmekten, 
kınamaktan, 
suçlamaktan ve böyle bir ses tonu kullanmaktan kaçının.) 
Önce onun beden dilini okuyun.
Dinleyin...
Sadece dinleyin ve geri yansıtın. Bedenen, zihnen, ruhen, duygusal olarak onun yanında olduğunuzu hissettirerek sağlayın bunu. 
"Böyle mi hissettin?" 
"Sen ne düşünüyorsun?" 
"Bu durumda nasıl davranmayı düşünüyorsun?" 
Hatayı ne tamamen onun üzerine, ne de tamamen başkasının üzerine atmadan; sorduğunuz doğru sorularla, doğru kararı yine kendisinin vermesine yardımcı olun. 
Eğer sorun sizinle onun arasındaysa; birbirinize zaman tanıyıp sakinleşip, ikinizin de duygu ve davranış nedeninizi belirtip, gerektiğinde özür dilemelisiniz. 
Bu arada duygularını size ifade eder etmez, hemen mutlu olacağını, sakinleşeceğini beklemeyin. Bu bir süreç. Zihninde duygu ve düşüncelerinin yapılanması lazım.
Aklınızda olsun. Amacımız
çocuğumuzun farkındalığını sağlamak ve iletişimini artırmak olmalı. Duyguyu yansıtmamızın amacı da farkındalığını sağlamaktır. 
Düşünce ve duygusunu ayırt etmesine yardımcı olmalıyız. 
Böylece kendisine yetebilen ve hayatını anlamlı olarak, kimseye bağımlı olmadan yaşayabilmesini sağlamak olmalı. 
Siz de çocuğunuzun bu niteliklere sahip olmasını istemez misiniz? 
Sevgiyle kalın...
#AyşegülÖzkonak
#AileDanışmanı 
#KişiselGelişimEğitmeni  #SosyalİletişimDanışmanı

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol