EĞİTİM FAKÜLTELERİ ÖĞRETMEN İHTİYACINI KARŞILAYAMIYOR MU?

Öğretmen haberleri ve gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Atanmayı bekleyen 600 Bine yakın öğretmen yetmiyormuş gibi, YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı şimdi de Eğitim Fakülteleri dışında farkı alanlarda eğitim gören üniversite öğrencileri için 3.sınıftan itibaren Pedogojik Formasyon programı başlatıyor.
YÖK'ün bu kararı basında; "MEB Talim ve Terbiye Kurulunca tanımlanan tezsiz yüksek lisans programının adı "Öğretmenlik Mesleği Tezsiz Yüksek Lisans" programı olacak. Tezsiz yüksek lisans programları, eğitim ve eğitim bilimleri fakültesi olan enstitüleri bünyesinde açılacak" şeklinde yer alıyor. 
Ne garip, eğitim fakültesi dışında farklı alanlarda eğitim görenler seçmeli ders olarak pedogoji formasyon dersi alacaklar ve bununla "Öğretmenlik  Mesleği Tezsiz Yüksek Lisans" yapmış sayılacaklar.
Madem öyle tüm  Eğitim Fakültesi mezunları da Öğretmenlik Mesleği Yüksek Lisanslı kabul edilmeli.
YÖK ve MEB  pedogoji Formasyon yeni sorunlara sebep olacak  görünüyor.
Pedogoji Formasyon  kararı ile amaçlanan nedir? 
Bu nasıl bir planlamadır, neden böyle bir programa ihtiyaç duyulmuştur? Anlamak zor!
600 Bine yakın atanmayı bekleyen öğretmen, ülkedeki öğretmen ihriyacını karşılayamıyor mu? 
Ülkemizde öğretmen açığı mı var?
Hazırda bekleyen 600 Bine yakın öğretmen  bile yetersiz  mi kalıyor?
Herkese öğretmenlik mesleğinin yolunu açmaktaki amaç nedir? 
Pedogoji Formasyon programına ihtiyaç duyulması acaba ülkemizde hazırda bekleyen 600 Bine yakın öğretmenden daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunun bir habercisi mi?
Gerekçe buysa, önümüzdeki günlerde MEB tarafından  600 Binden daha fazla, öğretmen ataması yapılacak, şeklinde yorumlayabilir miyiz o halde?
Eğer ciddi sayıda  bir öğretmen atamasının hanercisi ise; yıllardır atanmayı bekleyen, işsiz, pazarda, markette, inşaatta ekmeğini kazanan, KPSS'den KPSS'ye koşan, özel okullarda emekleri sömürülen, ücretli öğretmenlikle ucuz işçi muamelesi gören öğretmenlerimiz adına mutlu olurum! 
Ancak bu uygulamayla sanırım artık, öğretmenlik mesleği de, eğitim fakülteleri daha da sıradanlaştırılmış olacak.
Ve artık eğitim fakültesinde okuyabilmek için daha yüksek puan alma çabası olmayacak, 300 bin barajı da engel olmaktan çıkacak.
Sonuç olarak bir karmaşa var! 
Bir yandan ihtiyaç fazlası muamelesi gören atanmayı bekleyen yüzbinlerce öğretmen, diğer yandan  eğitim fakültesi dışında diğer alanlarda eğitim görenleri, öğretmenlik mesleğinde yüksek lisans yapmış sayan YÖK ve MEB işbirliği ile hazırlanmış, herkese öğretmenlik mesleğinin kapılarını açan bir uygulama! 
Hem de eğitimde kalite arayışı tartışılırken, öğretmenler  kariyer basamakları sınavına sokulurken...
Ve tüm bunlar yaşanırken, eğitim fakültelerinin bu uygulamaya sessizliği...
Kadriye Demirel
Eğitimci Yazar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol