Polonya'da Öğretmenler Grevde

Bugünlerde Avrupa ülkesi Polonya'da görev yapan yapan öğretmenler greve gitti. 

1991-1993 yıllarındaki öğretmen protestoları/grevlerinden sonraki ülkedeki en büyük öğretmen grevi olduğu söyleniyor ve durum “Dur bi Diego zaten ortalık karışık” seviyesine ulaşmış durumda. Ülke çapında yüksek bir katılım oranıyla öğretmenler iş bıraktılar ve tahmin edebileceğiniz gibi bu gündelik yaşamda büyük bir kilitlenme yarattı. 

Konuyu özetleyen neredeyse her yazılı haberde 91-93 dönemine gönderme yapılıyor, yazının içerisinde onu da açıklayacağım.


Reformlar ve Maaş Zamları
Şimdi “Konu ne? Neden kilitlendi ülke? Neler oluyor?” diyenler için durumu kısaca özetliyorum. Son bir kaç yıldır hükümet tarafından eğitim alanında yapılan „reform”lar, maaş artışları konusundaki yaşanan anlaşmazlıklarla birleşerek öğretmenleri bugünkü noktaya getirmiş durumda. Reform falan diyince sempatik durdu biraz ama bu “reformlar” bizdeki bugün 4+4+4 olsun, yarın 3-5-2, ertesi gün TEOG gelsin LGS gitsin, ÖSS takla atsın gibi tartışmaları andırıyor. Hükümetin yaptığı sistem değişiklikleri sonucunda işlerinden olan öğretmenler oluyor. 


Yapılan Pazarlıklar ve Tarafları
Son olarak 7 Nisan`a kadar süren pazarlıklar sonuç bulmayınca, 8 Nisan itibariyle grev kararı alındı. 70% oranında bir katılımla başladı grev ve bu 14bin okul demek. Hükümetteki parti PiS – (Hukuk ve Adalet Partisi) ile pazarlıkları ZNP, FZZ ve Solidarnosc sendikaları yürütüyor. İşin ilginç yanlarından biri Solidarnosc önce hükümetin maaşlarla ilgili teklifini onaylıyor ancak daha sonra gene yeni bir “reform” yapılmak istenince onlar da karar değişikliği yapıyorlar. Peki, neydi bu reform? Öğretmenlerin çalışma saatlerini arttırarak maaşlarının artmasını hedefleyen bir teklif. Ancak bu tip bir hareket işsizliği doğrudan etkileyeceği için (Az öğretmen, çok iş)  Solidarnosc da bu karara karşı geldi. 

ZNP, FZZ maaş konusunda her öğretmen için 1000 zloti (1 zloti kaç TL eder için bknz. Güncel kur) zam talebinde bulunuyor. Güncel öğretmen maaşları brüt 2400 ile 3300 zloti arasında değişiyor. Koşulların kafanızda daha iyi canlanması için Polonya`nın maaş ortalamasının 4700 zloti olduğunu eklemiş olayım. Yani bu teklif için öğretmenleri “ortalamaya” yaklaştırma talebi diyebiliriz. Hükümet ise yıllara yaymalı düşük artışlı bir programda ısrarcı.


Yaklaşan Üniversite Giriş Sınavı Sorunsalı
Grev devam ediyor ve meraklı bekleyiş daha da artıyor. Çünkü yakın dönemde yapılması beklenen egzamin maturlny  (Üniversite giriş sınavı) var ve öğretmenler yok. Sınavdaki denetmenlikten öte öğrenciler yıl içindeki derslerini bitirebilmiş değil. 10-17 Nisan`da yapılan genel sınavlarda itfaiyeci, rahip vb. kişilerin sınav denetmenliği yapması ile olay daha trajikomik bir hal aldı. Kreşe bırakılamayan çocukların aileleri işten izin alarak vb. çocuklarıyla ilgileniyorlar.

Greve Büyük Destek
Birçok öğretmenin, ailenin, öğrencinin ve hatta ülkenin kaderini direk etkileyen bu olaya destek ise devam ediyor. Öğrenciler, öğretmenler için yürüyüşler yaparken, ödemesi yapılmayacak öğretmenler için düzenlenen yardım kampanyası 1 günde 1 milyon zloti topladı ve şu an 3+ milyon zloti toplanmış durumda. Üniversiteler ve çeşitli birlikler greve desteklerini ifade ediyorlar. Hükümet kanadında ise tüm bu kamuoyu desteğine rağmen herhangi bir adım atılmış değil.


1991-1993 Döneminde Ne Olmuştu?
Başta bahsettiğim 91-93 olayları, komünizm sonrası Polonyasi`nda benzeri şekilde ciddi ses getirmiş ama gene “reformlar” ve “maaşlar”ın ön planda olduğu pazarlık dönemi öğretmenlerin hükümetin ön gördüğü maaşları kabul etmesiyle sonuçlanmış. Bakalım bu sefer öğretmenler istediklerini alabilecekler mi ya da istediklerinden ne kadarını alabilecekler göreceğiz.


Ben de buraya naçizane bir not düşmüş olayım. Bir öğretmen çocuğu olmamın belki etkisi vardır bilemiyorum J ama kamu görevi yapan insanların maaşlarını dert edip etmemesinin ülkenin kaderini doğrudan etkilediğini düşünüyorum. “Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.” Bir ülkenin geleceğini yetiştirecek öğretmenlerin kendilerini “evine ekmek götürme ” ya da dramatize edilmemiş haliyle söylersek “geçim” kaygılarıyla tüketmemesi gerekir. Polise, hakime, öğretmene ya da burada sayamadığım diğer kamu görevlilerine hakkettikleri ekonomik özgürlük/özgüven kesinlikle verilmeli kanaatindeyim. Bu söylediklerim 20%`li enflasyon oranlarıyla boğuşan ülkemiz için de, asgari maaşa yakın bir maaşla çalıştırılan öğretmenlerin ülkesi Polonya için de geçerli. 

http://e-polonya.com/

banner47

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner14