BİR TÜRLÜ ANLAYAMADIKLARIM

Sorgulamacı ve analitik düşünen bir yapım var maalesef. Genellikle böyle bir zihinsel yapım olmasından son derece memnunum ve hem çocuklarımı hem öğrencilerimi bu tarzda yetiştirmeye gayret ederim. Çünkü önlerine sunulan her bilgiye sorgusuz inanmamalarını ve kendilerini-yaşantılarını-dünyayı-ülkeyi-hayatı analiz ederek yaşamalarını isterim. Şahsi kanaatim analitik düşünme şekli ve sorgulayıcı bakış açısı bilgeliğe doğru giden yolu açar. Bilgeliği ve bilgece bakış açısını çok önemserim. Dünyanın daha başarılı, daha kazançlı ya da daha farklı özellikler taşıyan insanlar kadar daha bilge insanlara da ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Kalbe sinmiş bilgiyle bilge olunur ancak ve kalbe yerleşen her şeyde olduğu gibi bilgide, sevgiyle ve şefkatle çıkar. En muhteşemi de bu değil mi?

Hem bilgili hem sevgi ve şefkat dolu insanlar…

Başlangıç cümlemdeki maalesef ise ülkemizde analitik ve sorgulayıcı yaşamanın zorluğu. Şöyle ki analiz edip sorguladığınızda tatmin edici cevaplara ihtiyaç duyuyorsunuz ve bulamayınca iç huzura kavuşmanız son derece zorlaşıyor. 
İşte bu yazımda size yapım gereği analiz ettiğim ama bir türlü tatmin edici anlamlı cevaplara ulaşamadığım durumları aktarmak istiyorum. Elbette sadece eğitim ile ilgili olanları yazacağım yoksa hepsini yazmaya kalksam inanın bana okumaktan hiç memnun kalmazsınız.

Yazıya verdiğim başlıkla devam edeyim…Çok uğraşıp da bir türlü anlayamadıklarım ;
- Son birkaç yıldır uygulamaya konulan özel okul desteği konusunu uğraştım didindim ama anlayamadım ben. Anlayamadığım noktalar şunlar;

*Öncelikle devlet okullarının durumu ortadayken, yani bir devlet okulu müdürü okulu temizletecek çalışan veya temizlik malzemesi almak için bile hemen hiç maddi kaynağa sahip değilken bu destek neden zaten çocuklarını özel okullara gönderme şansına sahip veya imkanlarını zorlayarak da olsa bunu yapabilecek ailelere ve okullara veriliyor hiç anlamıyorum.

*Sonra bu destek başvuruları yapıldığı dönem çocuğumun okulundaydım. Müdür yardımcısı bana sordu “Hocam özel okul devlet desteği için başvurmayacak mısınız ?”
“Hayır Hocam, biz çok şükür çok çalışarak ve bütçe planlarımızla okul ücretini ödeyebiliyoruz. Onun için başvuramam. Bu bence haksızlık olur.”
Ne dedi biliyor musunuz?
“Hocam az önce kazancı 150 bin lira olan bir velinin başvurusunu yaptım. Siz neden yapmayacakmışsınız?”

Şimdi bakın devletin desteği neden verdiğini ben sıradan bir vatandaş olarak anlamadım belki. Arkasında benim bilmediğim ülkeye ve vatandaşa hizmet içeren amaçlar vardır benim kavrayamadığım muhtemelen. Ama aylık kazancı bu kadar yüksek olan birinin bu desteği almak için başvurusunun arkasında devlete nasıl bir yarar vardır inanın ben bulamadım.

Üstelik kişisel olarak “Ben zaten kazanan biriyim, devletimiz bunu daha az kazanan vatandaşları için uyguluyordur. O yüzden başvurmayayım ve hatta gelirimle ben başka öğrencilere yardımcı olayım.” dememiş ve hala devletten yardım alma peşinde. Bu nasıl vatandaşlık bilinci ve devlet lehine düşünme becerisi?
Anlamıyorum hem de hiç….

- Bir de şu meşhur bağış alma konusu var anlayamadığım. Bakın hem yöneticilik hem de öğretmenlik kademelerinde çalıştım biliyorsunuz. Yöneticilik yıllarımın en büyük stresi okulun aylık bütçesini denk getirmek ve ihtiyaçları karşılayabilmek için kaynak bulmaya çalışmakla geçen zamanlardı. Çok şükür özel hayatımda bu derde hiç düşmedim ama okul müdürüyken geceleri uyuyamaz olmuştum. 
Hemen her toplantıda velilerimize anlatırdım;
“Bakın okulu temizleyen, çocuklarınızın sağlıklı ve hijyenik şartlarda yaşamasını sağlayan hizmetlilerin maaşını devlet ödemiyor. Çok çok bir tane hizmetli veriyor, onun dışında en az beş hizmetlinin maaşı-ssk’sı okul tarafından karşılanmak zorunda. Eğer bu konuda okula destek olmazsanız maalesef hepsini işten çıkarmak zorunda kalırız. O zamanda okul çocuklarınızın sağlığı için son derece tehlikeli bir hale döner. Üstelik bu sadece tek bir kalem. Bu ve benzeri çok kalem vardır okul muhasebesinde. Maalesef kaynağı olmadığı için ya okul müdürünün ya da okul aile birliğinin kahramanca mücadelelerine kalmıştır sadece. “ gibi. 
Sağ olsunlar son derece samimi niyetlerle yardım eden, okula destek olan ve bunu hem kendi çocukları hem diğer çocuklar için yapan velilerde gördüm ama “Sen bu parayı benden alamazsın.” Diyerek hakaret eden velilerde gördüm.

Üstelik bunun devlet tarafı da yine bir muamma. Hem desteği özel okullara ver, hem kendi okullarına deve de kulak ödenek ver. Sonra da “aman ha sakın bağış almayın, aman ha sakın bağış vermeyin.” Hem okulunu hem vatandaşı uyarıp dur. Bunu duyan veli, okula destek olmak ne kelime…bin türlü hakaret ve şikayetle basıyor okulu. 

Bir keresinde, aynen bu tavırla odama dalmış ve bana ağzına geleni sayan bir veli ile ne yaparsam yapayım sağlıklı iletişim kuramamıştım. Sonunda sabrım taştı;
“Bana baksana sen, iyice bak. Hiç senin parana ihtiyacım varmış gibi görünüyor muyum? Ama senin çocuğunda dahil tüm çocukların sağlıklı bir okula ihtiyacı var. Bu yüzden çabalıyorum. Şimdi çık odadan… ” demek zorunda kalmıştım. Sonrasında kapımı kapadım ve bıraktım kendimi…bu yüzden evden çamaşır suyu, temizlik bezi vs vs çok taşımışımdır okula. Ev için çıktığım market alışverişimin okul için olan bölümü de olurdu. 
Yöneticiyken şu espriyi çok yapardım, espri diyorum ama sorgulamalarımdan biri aslında.
“Sanırım devletimiz bu okulu benim sanıyor, üstelik maalesef veli de okulu benim sanıyor.” 

Böyle işte…
Bu iki konudan anlamlı bir sonuca ulaşamadım ama iki negatif çıkarım yaptım maalesef.
1- Resmi uygulamaların eğitimle ilgili olanlarının bazıları, maalesef ülke gerçeklerine ve çoğunluğun ihtiyaçlarına uygun değil. Üstelik bu konuda gerçekçi açıklamalar yapılmadığı için okullar eğitim kurumu niteliğinden çok maalesef sorun yumağı halinde işliyor…
2- Halkımızda vatandaşlık bilinci hemen hiç gelişmemiş. Bir kısmı devletten alabileceği bir şey varsa kendi durumu uygun değilse bile almaktan vicdani olarak hiç rahatsız olmuyor. Diğer kısmı da hemen her şeyi devletten bekliyor ve karşısında gördüğü ilk devlet görevlisiyle de sürekli talep eden ve çatışan bir iletişim kuruyor.

ŞÖYLE BİR HAYALİM VAR;
MİLLET OLARAK VATANDAŞLIK BİLİNCİ/VİCDANI İLE DOLU YAŞADIĞIMIZ VE HALKI KALKINDIRMAK İÇİN EĞİTİMİ NİTELİKLİ YAPMAK GEREĞİNE YÜZDE YÜZ İNANDIĞIMIZ, DEVLET OKULLARIMIZI ÇOCUKLARIMIZ İÇİN EN NİTELİKLİ HALE GETİRMEK İÇİN EL BİRLİĞİ İLE ÇABALADIĞIMIZ GÜNLER GÖRMEK İSTİYORUM…

Sevgilerimle...
Sema Deniz
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim