Bir öğrenci velisinin karne yazısı okunma rekorları kırıyor !

"Değerli Arkadaşlar, Kıymetli Veliler,

Her ne kadar cazip gelse de lütfen, 
Karne/takdir /teşekkür resimleri paylaşmayalım...

Çocuklara karne hediyesi almayalım...
Hediyeleşmek sünnettir, bedeli ödenmiştir diye düşünecekleri, size sundukları karne olmasın. Zira karne, hem çocukların, hem eğitim sisteminin ve hem de öğretmenindir aynı zamanda...

Yıllar boyunca denediğim ve gerçekten işe yarayan bir uygulamadan bahsetmek istiyorum.
Aferin dediğimiz şey iyi hoş da her zaman çocuğun şartlanacağı bir onay olmamalı. Çocuk, evvela neden çalışması gerektiğini, başarmanın hazzını keşfetmeli... Buna olanak sağlayan esnek eğitim sistemini velilerle hırslı öğretmenler el ele verip rafa kaldırıyorlar. Çocuk da aileden yarışçı, hırslı, bencil yetiştirilmişse artık koridorlarda öğretmen olsanız da kenara çekilin! Çekilin çünkü çarpar geçer. Çekilin çünkü, çarptığı cana, koştuğu yöne bakmaz, o çocuk için aslolan kantin, bahçede kaçan futbol, bekleyen oyundur.... Çekilin çünkü, özür dilemek öğretilmemiştir. Sendelettiği bir insana dönüp bakmayan öğrencilerle her nöbette sıkça karşılaşmaya devam ediyoruz. Tahtada, "Kaç ördek daha göle girerse göldeki ördek sayısı yirmi dört olur? sorusunu çözmek yazmak için, hava alma hakkı elinden alınmış birinci sınıf öğrencisi elbette o soruyu bitirince, kalan saniyelerinde sınıftan fırlayacaktır. Kaç kişinin canını yaktığı, günde kaç arkadaşını kırdığı ya da kaç gönül yaptığı sorulmayan çocuk, evde öğretmenin verdiği yıldızlar, aferinler, sınıfta olup bitenler hakkında konuşacaktır. 
İlk veli toplantısında şunlar da söylenmeli:
*Eğer bir dedikoducu yetiştirmek istiyorsanız; çocuklara her gün ne olup bittiğini sorunuz.
**Eğer duyarlı, gönül ehli bir evlat yetiştirmek istiyorsanız kendi açısından günü değerlendirmesini, kimlere selam verdiğini, kimlerle oturup kalktığını, gün içinde yaşananlar hakkında duygularını, düşüncelerini sorunuz.
***Eğer çocuğunuzun bilgi odaklı, bilgiyi kullanan bir insan olmasını istiyorsanız; her gün ne öğrendiğini ciddiyetle sorunuz. Sohbet eder gibi, zihinsel ürün haline getirip, analiz, sentez yapmayı öğrenecektir. Ayrıca, Sörvayvır!? Yerine belgesel izleyen bir çocuğunuz olacaktır. 
*Her çocuk özeldir. Gözden çıkarabileceğimiz hiçbir yavrumuz yoktur. 
Eğer sınıfta üç beş kişi hep önde gidiyor, göz önünde, el üstünde tutuluyor ise, diğerleri zaten koşuyu bırakıyor. Bilhassa yavaş yürüyenler. Artık onlara kocamaaan aferinler bile tesir etmez oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim